Geçtiğimiz akşam dostlarla akşam yemeğindeydik. Yerel siyasetin ağırlıklı olduğu bir sohbet vardı. Nostalji gezintisi yaptık.
Masadaki dostlarımız dünden bugüne Antalya siyasi arenasının içerisinde yer almış, ilçe başkanlıkları yapmış, şuan bazıları MHP?de halen siyasetçi kimliğini sürdüren, bir kısmı da AK Parti?nin içerisinde olan kişiler.
Yemeğin belli bir noktasında iş geldi Antalya?nın yerel siyasetine dayandı. Konular, konuları kovaladı, sıra CHP?ye geldi.
Dostlardan birisi CHP Muratpaşa İlçe kongresini izlediğini söylemez mi?
?Hayırdır. Bir değişim söz konusu galiba? diye kendisine anında takılanlar oldu.
?Bizim çizgimiz bellidir. Kimse de şüphe bile edemez. Kongreyi izlemek istedim, gittim izledim? derken, ?Hayırdır? sözüne az da olsa alındığı belli gibiydi.
Ve sözlerine devam etti.,
Kongre?de konuşma yapan Necdet Küsken?e hayran kaldığını söylemez mi?
?Bu neyin hayranlığı? sorusunu sormaya fırsat bile vermeden.
?Adamın hatipliğini ben Deniz Baykal?ın Çınaraltı kahvesindeki konuşmalarına benzettim? demez mi?
Küsken?i Deniz Baykal?ın Çınaraltı kahvesindeki konuşmaları benzetmesini yapan dostumuz haklıydı. Çünkü kongrede bende tanık olmuştum. Ama masadakilere çaktırmadım.
MHP?li olan, yani CHP ile yakından uzaktan alakası olmayan bir başka dostumuz da atıldı.
?Necdet Küsken?i ben yıllardır tanırım. Geçenlerde bende arabamla giderken, kendisinin radyo konuşmasına denk geldim. Necdet kendisini iyi geliştirmiş. Siyasette bu kadar konulara vakıf, ülke ve Antalya siyasetinin hakimiyetine tanık oldum ve hakikaten çok şaşırdım.?
?Sende iz bırakan şaşkınlık nedir? sorusunu ben sordum.
?CHP?nin içerisinde bu denli donanımlı insanların niçin ön plana çıkmadığını çözemediğim için şaşırdım? cevabını verdi.
?Çıkmıyor mu çıkartılmıyor mu düşünülür? diye de sorumun cevabına ekleme yapıverdim.
Son yıllarda bir çok siyasi partinin genel kurulları tatsız-tuzsuz, sönük geçen. Sonucu çok önceden belli olan, sessiz sedasız vasat kongrelere tanık oluyorduk. Kısacası o genel kurullara ha gitmişsin, ha gitmemişsin hiç fark etmiyordu.
Muratpaşa İlçe Kongresi?ni çok kısa da olsa bende izledim.
Neden yalan söyleyeyim, beni 1980?li yılların sonlarında Anavatan Partisi?nin Yener sinemasında yapılan kongrelerinde yaşanan heyecana götürdü.
Heyecanlandım. Duygulandım. Hüzünlendim ve en önemlisi de düşündüm.
Bunu sağlayan Başkan adayı Necdet Küsken?e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Küsken?in kongre sırasındaki konuşmasında koptum.
Sadece ben değil, o gün salondaki bir çok kişi de koptu.
Seçimdir.,
O seçim kazanılır da, kaybedilir de.
Ama şunu üzerine vura vura belertmek isterim ki, CHP böylesine siyasiler yetiştirdiği için takdire değer.
CHP tabana dayalı siyasileri vitrine çıkartmaya başladı.
Kim ne derse desin, Necdet Küsken sessiz sedasız kendisini iyi yetiştirmiş.
Yada yetiştirilmiş.,
Orasını ben bilemem.
Genç arkadaş.,
Taraflı, tarafsız bir çok kesmi siyasi hatipliğinle koparmayı başardın ya, sanırım CHP?yi de sen ve senin gibiler koparacak.
Bu yazı aslında çok önceden yazılmalıydı. Nasip bugüneymiş.,
Nedeni ise, Muratpaşa İlçe kongresinin iptal olayının ardından, Kepez İlçe Başkanlığı?na yeniden seçilen Alican Deveci?nin önceki günkü sözleri oldu.
?Geleneği unutmuşlar?  benzetmesine ben kesinlikle katılmıyorum. Katılmadığım için de, Muratpaşa Kongresi?nde yaşadığım ve unutmaya yüz tutan hislerimi, dost ortamında yediğim yemekteki konuşmalar perçinledi.