Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, bir süredir yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerine çekiyordu. Partilileriyle kavgaya tutuşmuş ve ipleri kopardığını gizlemiyordu. Büyükşehir Meclisi’nde grup kararına uymayarak komisyon üyelerini kendisi belirledi. AK Parti’nin de desteğini alarak komisyon üyelerini kendi istediği kişilerden oluşturdu.
Sonraki meclis toplantısında sürekli olarak kendisine muhalif olan CHP’li meclis üyelerini iğneledi. Kızıllı’daki çöplük ihalesine şerh koyan CHP’lileri kastederek, “Buraya isimlerinizi asacağım” dedi.
..Ve önceki gün. Kemer İlçe Kongresi’ne katılan Akaydın, açtı ağzını yumdu gözünü. Zehir zemberek açıklamalarda bulunan Hoca, eski genel başkanı Deniz Baykal, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’lileri sert bir dille eleştirdi.
Hızını alamayan Akaydın, “Partililer benim seçilemeyeceğim konusunda takım elbisesine iddiaya girdi o kadar inanıyorlardı. Genel seçimlerde sayın Kılıçdaroğlu tarafından milletvekilliği adaylığı teklif edildi bu benden kurtulma oyunuymuş. Antalya’yı kaybedersek AK Parti yüzünden değil kendi yüzümüzden kaybederiz” dedi.
Bu açıklama bile bize iplerin koptuğunu apaçık gösteriyor.
Peki Hoca neden bu açıklamayı yaptı dersiniz?
Ya da amacı neydi?
Yukarıda dile getirdiğim gibi ipler koptuğu için böyle bir konuşma yapma gereği hissetti.
Amacına gelince. 3 yıllık görev süresi içerisinde Antalya’ya ciddi bir yatırım yapmadığını kendisi de biliyor. Bu nedenle hem dikkatleri başka yöne çekmek, hem de başarısızlığına kılıf aramak için bu konuşmayı yaptı. Ayrıca parti içinde engellendiğini ima ederek kendisini aklamak istediğini düşünüyorum.
Bu arada, Hoca’nın çıkışını cesaretli bulduğumu belirtmek istiyorum. CHP’de bugüne kadar böyle bir çıkış yapan birine rastlamadım. Koltuk sevdalılarının yapabileceği bir çıkış değil bu. O nedenle Hoca’yı tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum.
Özetle, Hoca partisiyle ipleri kopardı, gemileri yaktı. Herkese savaş açarak siyasi geleceğini riske soktu. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.