Küresel ekonominin lokomotiflerinden biri olan Çin’de imalat sektörü, yaklaşık sekiz ay süren durgunluğun ardından yeniden büyüme sinyalleri vermeye başladı. Uzun süredir zayıf iç talep, küresel ticaretteki yavaşlama ve jeopolitik belirsizliklerin baskısı altında kalan Çin fabrikalarında, son dönemde üretim ve siparişlerde gözlenen toparlanma dikkat çekiyor. Bu gelişme yalnızca Çin ekonomisi açısından değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirleri ve emtia piyasaları açısından da yakından izleniyor.
Uzun süren durgunluğun arka planı
Çin imalat sanayisi son bir yılda çok sayıda eşzamanlı sorunla karşı karşıya kaldı. Pandemi sonrası dönemde beklenen hızlı toparlanma gerçekleşmezken, özellikle gayrimenkul sektöründeki kriz, iç talebi önemli ölçüde baskıladı. Konut satışlarındaki düşüş, hane halkı güveninin zayıflaması ve şirketlerin yatırım iştahındaki gerileme, sanayi üretimini aşağı çekti. Buna ek olarak ABD ve Avrupa pazarlarında yaşanan ekonomik yavaşlama, Çin’in ihracat performansını sınırladı. İhracata dayalı birçok fabrika, sipariş iptalleri ve stok birikimi nedeniyle kapasite kullanımını düşürmek zorunda kaldı.
Bu tabloya jeopolitik riskler ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler de eklendi. Özellikle teknoloji ve yeşil dönüşüm alanlarında artan korumacı eğilimler, Çinli üreticilerin bazı pazarlara erişimini zorlaştırdı. Sonuç olarak imalat sektöründe faaliyet gösteren firmalar, sekiz ay boyunca daralma veya durağanlıkla mücadele etti.
Toparlanmayı tetikleyen unsurlar
Son aylarda ise manzara kademeli olarak değişmeye başladı. Çin yönetiminin uygulamaya koyduğu hedefli teşvikler, altyapı yatırımlarındaki artış ve finansman koşullarındaki görece gevşeme, sanayi kesimine nefes aldırdı. Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik kredi kanallarının açılması, üretim çarklarının yeniden dönmesinde önemli rol oynadı. Ayrıca yerel yönetimlerin altyapı projelerini hızlandırması, çelikten çimentoya, makine ekipmanlarından kimyasallara kadar birçok alt sektörde talebi canlandırdı.
İç talepteki sınırlı da olsa toparlanma, tüketici elektroniği, otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde üretimi destekledi. Özellikle elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji ekipmanları gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren fabrikalar hem iç pazardan hem de ihracattan gelen siparişlerle görece daha güçlü bir performans sergiledi.
İhracatta yön değişikliği
Çin imalat sektöründeki toparlanmanın bir diğer önemli ayağı, ihracat pazarlarındaki çeşitlenme oldu. Geleneksel olarak ABD ve Avrupa’ya bağımlı olan birçok üretici, son dönemde Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına daha fazla yönelmeye başladı. Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında geliştirilen lojistik ağlar ve ticaret anlaşmaları, bu pazarlarla olan ilişkileri güçlendirdi. Böylece Batı ekonomilerindeki yavaşlamanın etkisi kısmen telafi edilebildi.
Özellikle makine, elektronik bileşenler ve ara mallarında ihracat siparişlerinin artması, fabrikaların kapasite kullanım oranlarını yukarı çekti. Bu durum, istihdam üzerinde de olumlu bir etki yaratarak sanayi bölgelerinde kısmi bir rahatlama sağladı.
Güven göstergelerinde iyileşme
İmalat sektöründeki büyüme yalnızca üretim rakamlarına değil, aynı zamanda güven göstergelerine de yansımış durumda. Fabrika yöneticilerinin geleceğe ilişkin beklentileri, uzun bir aradan sonra daha iyimser bir tablo çiziyor. Yeni siparişlerin artması, stokların erimesi ve teslim sürelerindeki kısalma, üretim planlarının yeniden genişletilmesine zemin hazırlıyor.
Bununla birlikte uzmanlar, bu iyileşmenin kırılgan olduğunu vurguluyor. İç talebin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma göstermemesi, hane halkı harcamalarının temkinli seyretmesi ve gayrimenkul sektöründeki sorunların tamamen çözülmemiş olması, risk unsurları olarak öne çıkıyor.
Küresel ekonomi için ne anlama geliyor?
Çin’de imalat sektörünün yeniden büyümeye geçmesi, küresel ekonomi açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Çin, dünya sanayi üretiminin büyük bir bölümünü oluşturduğu için burada yaşanan her dalgalanma, emtia fiyatlarından navlun maliyetlerine kadar geniş bir yelpazede etkiler yaratıyor. Üretimdeki artış, başta metal ve enerji olmak üzere birçok hammaddede talebi artırarak fiyatları yukarı çekebilir.
Aynı zamanda Çin fabrikalarındaki toparlanma, küresel tedarik zincirlerinde daha istikrarlı bir görünüm sağlayabilir. Son yıllarda sıkça yaşanan arz şoklarının ardından, üretimin yeniden ivme kazanması, özellikle ara malı tedarikinde belirsizlikleri azaltabilir. Ancak bu durum, küresel rekabeti de kızıştırarak diğer ülkelerdeki üreticiler üzerinde fiyat baskısı oluşturabilir.
Politika yapıcılar için mesajlar
Çin’deki son veriler, politika yapıcılar açısından da önemli mesajlar içeriyor. Ekonomideki yavaşlamaya karşı alınan hedefli önlemlerin, en azından kısa vadede, sanayi üretimini destekleyebildiği görülüyor. Ancak uzmanlar, sürdürülebilir bir büyüme için yapısal reformların önemine dikkat çekiyor. Verimliliğin artırılması, özel sektörün desteklenmesi ve tüketim odaklı bir büyüme modeline geçiş, orta ve uzun vadede belirleyici olacak.
Ayrıca Çin ekonomisinin küresel sistemle olan entegrasyonu düşünüldüğünde, dış ticaret politikalarında daha öngörülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi de önem taşıyor. Ticari gerilimlerin azaltılması hem Çinli üreticilerin hem de küresel ortaklarının önünü açabilir.
Temkinli iyimserlik dönemi
Sonuç olarak Çin’de fabrikaların sekiz aylık durgunluğun ardından yeniden büyüme kaydetmesi, ekonomik görünüm açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak bu toparlanmanın kalıcı olup olmayacağı hem iç talepteki gelişmelere hem de küresel ekonomik koşullara bağlı olacak. Mevcut tablo, temkinli bir iyimserliği beraberinde getiriyor. Çin imalat sanayisi yeniden canlanma belirtileri gösterse de bu sürecin istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyümeye dönüşmesi için önünde hâlâ aşılması gereken önemli engeller bulunuyor.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak veriler, bu toparlanmanın geçici bir nefes alma mı yoksa daha güçlü bir büyüme döngüsünün başlangıcı mı olduğunu netleştirecek. Ancak şimdiden söylenebilir ki, Çin fabrikalarındaki hareketlenme, küresel ekonominin nabzını tutan herkes için yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olmaya devam edecek.
ÇİN’DE FABRİKALARDA YENİDEN BÜYÜME
Zafer Özcivan
Yorumlar