Aslında bu başlığı atarken..
“Hokkabazlık” yerine “dangalaklık” yazacaktım..
Ama, bu ifade biraz “hafif” kaçacaktı..
Çünkü..
Biraz sonra yazacağım olaylarda..
“Gereksiz yerde gereksiz şekilde yapılan konuşma ya da zevzeklik” değil..
Aksine..
Hokkabazların bilerek ve isteyerek yaptıkları “cinlik”ler var..
…
Beni bağışlayın, sizlere bu “hokkabaz”ların ismini vermeyeceğim..
Onları zaten tanıyorsunuz..
Bir de “mahkemelik” olmayalım..
…
Gazetelerde sıkça okuyorsunuz..
“Türkiye’ye gelen turist sayısı sürekli artıyor..”
Ama bakıyorsunuz..
Elde edilen gelir..
Aynı oranda artacağına sürekli düşüyor..
Turist sayısı artarken gelir nasıl düşer?
Anlayan beri gelsin..
Ama bunun da “mantıklı” bir açıklaması var elbet..
Siz 5 yıldızlı tesislerinizi..
“Herşey Dahil” diyerek 2 veya 3 yıldızlı tesis fiyatına satarsanız..
Tabii ki talibi çok olacaktır..
Adamlar kendi evlerinde kalsa..
Burada harcayacağı paradan çok daha fazlasını harcayacağını biliyor..
Tabii ki böyle “kelepir”i bulunca kaçırmaz..
…
Bundan kim zarar görüyor?
Turizmciler kadar, turizmde çalışanlar..
Ülke ekonomisi..
Hatta, tüyü bitmemiş yetimler..
Buna rağmen yetkililerden bir açıklama:
“Ben Herşey Dahil’e karışamam..”
Niye?
“Çünkü serbest piyasa koşulları var, isteyen istediğini yapar..”
İyi de, “turizm” dediğimiz olgu..
Artık bütün dünyada ülkelerin “milli meselesi” haline geldi..
Ve önlemlerini de devleti yönetenler alıyor..
Bu Türkiye’de niye yapılmıyor?
Çünkü..
“Para babaları”nın tepkisi ile muhatap olunmak istenmiyor..
Şimdi..
Bu “hokkabazlık” değil de nedir, söyler misiniz?
…
İşin garip yanı..
Ülkemizde bu “Herşey Dahil” sistemini turizmcilerin büyük bir çoğunluğu da, turizm hareketlerinden nasiplenen esnaf da istemiyor..
Üstelik..
Bu sistemi isteyenlere bakıyorsunuz, onlar da şikayetçi..
“Herşey Dahil”cilerden biri, “para kazanamıyoruz, böyle giderse Türk turizmi ilerlemez” diye beyanatlar veriyor..
Ama ardından hem sistemi uyguluyor, hem de her yerde savunuyor..
Sonra bir bakıyorsunuz, yeni tesisler alıyor, uçak filosunu genişletiyor..
Peki, bu nasıl oluyor?
Şöyle oluyor:
Verilen hizmete, yiyeceğe, içeceğe “hile” karıştırılarak..
Ya da “kıyak” teşvikler alarak..
Yani..
Hem bu işin kaymağını yiyor, hem de “kazanamıyoruz” diye feryat ediyor..
Hadi, bunu da siz “isimlendirin” artık..
İlçeler
Asayiş
Antalya
Gündem
Eğitim
Özel
Kültür-
Ekonomi
Spor
Güncel
Sağlık
Trend Haberler
674. Elmalı Yeşilyayla Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
Bülent Korkmaz’dan Sivasspor yenilgisi sonrası: “Futbolun içindeki bütün talihsizlikleri yaşıyoruz!”
‘Eleştiriyorum diye beni engelledi!'
İsmail Öz’den dikkat çeken mesaj: Sen saygı duy ki, saygı duyulasın