Okullar şenleniyor, öğretmenler çok sevdikleri öğrencilerine kavuşuyor.
Hayat denilen en büyük armağanda dün bizler öğrenci iken bugün evlatlarımız o sıralarda oturuyor.
Yarınların Türkiye’si için bayrağı devralmaya hazırlanıyorlar.
Antalya eğitimde uzun yıllardır Osman Nuri Gülay ve ekibinin başarılı çalışmalarına şahitlik ediyoruz. Eğer ilimizde eğitim başarısı ve çeşitliliği çok geniş ise bunun mimarı Osman Nuri Gülay’dır. Geçen yıl 430 bin olan öğrenci sayısının 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında 450 bine yükselmiş olması beni hiç endişelendirmiyor. Bir tereddüt yaşamıyorum. Biliyorum ki amiral gemisinin kaptanı Osman Nuri Gülay görevinin başında, işinin ehli takım arkadaşları da güvenlikten, sosyal çalışmalara, eğitimden kültüre hazırlıklarını çoktan tamamlamışlardır. Neden bundan bahsediyorum, 20 binlik öğrenci artışının 15 bini göçle gelen çocuklarımız. Bunların eğitimi de ayrı bir rotasyon, dikkat ve özen gerektiriyor.
Her yıl anasınıfı öğrencileri eğitim öğretime bir hafta önce “ uyum haftası”yla başlarlarken bu yıl Kurban Bayramı sonrasına bırakılan eğitim takvimi sebebiyle aynı tarihte yani 28 Eylül Pazartesi günü başlayacaklar. 45 bin anasınıfı öğrencisi, 35 bin ilkokul birinci sınıf öğrencisi eğitim camiasının tedrisatına dâhil oluyor. Bu müthiş ve bir o kadar da korkunç rakam birçok ilin nüfusuyla yarışır. Konuyu biraz daha netleştirmek adına birkaç ayrıntıyı paylaşmak istiyorum. 15 bin 959 derslikli 1464 okulla ilimizde hizmet verilecek. 403 derslikli 22 yeni okul ise bu yıl eğitim öğretime kazandırıldı. Bunlar dudak uçuklatan, şaşırtan rakamlar olarak kabul edilebilir. Osman Nuri Gülay’ı tanımıyorsanız. Onu tanıyorsanız, bayrağı devraldığındaki durum ve rakamlardan haberdar iseniz, her yıl üzerine koyarak bugüne getirdiği tablo sizin için aşina, bildik bir başarı tablosundan ibarettir.
Osman Nuri Gülay milletvekili adayı değil, siyasi bir gelecek hesaplamıyor. Ticaret yapmıyor. Ankara bürokrasisine dair beklenti içinde değil. Peki bunca sözü neden söyledik?
Başarılı bürokratların hali şu ifade gibidir; “At doğururken sadece terler, reklam yapmaz” Onlar yaptıklarının reklamını yapmasa da bizler bildiklerimizi kamuoyuyla paylaşmaya mecburuz. Gülay’ın göreve başladığı tarihteki derslik sayısıyla bugünü karşılaştırınız. Yine o dönemdeki lise çeşitliliğiyle bugünü kıyaslayın. Hele hele o günkü öğrencilerin başarı sayısıyla bugünü kıyaslayın.
Tüm bu basit veriler ışığında ne az söz söylediğimi göreceksiniz.
Velhasıl..
Çocuklarımızı yarının Büyük Türkiye’si için sizlere emanet ediyorum. Başarınız yarınların Türkiye’si içindir. 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında 28 bin 1 öğretmeni ve her kademesindeki, eğitim ordusunun baş tacı bireylerini tebrik ediyorum.