Sevgili okurlar bugün belki de hayatımın en zor yazılarından birini sizlerle paylaşıyorum. 20 yıla dayanan meslek yaşantımda, 10 yıldır aralıksız köşe yazılarımla Antalya?nın sorunlarını yazdım. Bu sorunlara bakışımı, çözüm önerilerimi, siz değerli kent sakinlerinden aldığım tepkilere göre de fikirlerimi yazdım.
Bunu yaparken, bir yandan da ikinci evladım kabul ettiğim Akdeniz Manşet Gazetesi?nin ayakta durması, gelişmesi, her geçen gün sizlerden aldığı güçle daha iyi noktalara gelmesi için farklı iş alanlarında da büyük emekler verdim. 1999 yılında kurduğumuz ilk organizasyon firması, 2010 yılına geldiğimizde birbirinden başarılı işlerin altına imza atmış dört firmaya çıktı. Bu firmaların her biri bugüne kadar altına imza attığı yüzlerce işten alnının akıyla çıktı.
Dile kolay.. Bu kente neredeyse ülkemizin tüm sanatçılarını getirmeyi, onlarla çeşitli organizasyonlar düzenlemeyi başardık. Bize güvenip, iş verenleri hiçbir zaman yarı yolda bırakmadık. Hiçbir zaman mahçup etmedik. Onbinlerce kent sakininin katılım gösterdiği dev organizasyonların hiç birinde, en küçük bir sıkıntı yaşamadık ve yaşatmadık. Bu süre zarfında, 1999 yılında görevde olan Bekir Kumbul, Süleyman Evcilmen, Hasan Akalın, Mehmet Atay, Muhittin Böcek, 2004 yılında göreve gelen Menderes Türel, Erdal Öner başta olmak üzere bu kentin merkezinde ve ilçelerinde onlarca belediye başkanının organizasyonlarını, İstanbul firmalarını gölgede bırakacak şekilde gerçekleştirdik. Bunları yaparken, hiçbir zaman aynı zamanda gazete sahibi olduğumuzu unutmadık. İki işi birbirine hiç karıştırmadık.
Bizi bilenlerin, tebriklerini kazandık. Antalya?da doğmuş organizasyon firmalarımızın başarılarıyla hep gurur duyduk. Ancak 2009 yerel seçimlerinden sonra bize atılan iftira, çamur, yalanlarla karşı karşıya kaldık. Bizi sevenler, bunların gerçek maksadını hep bildi. Sevmeyenlerde son günlerde savcılık makamının adımızın karıştırıldığı suç duyurusuna verdiği takipsizlik kararı ile gerçekleri öğrendi. Çok şükür hakkımızda yapılan suç duyurusunun boş olduğu iddiamız doğrulandı. Alnımız ak çıktık. Bu mesele ile ilgili günahımıza girenleri Allaha havale edip, başka bir şey söylemek istemiyorum.
Bundan yaklaşık yedi ay önce, Antalya piyasasını İstanbul firmalarına bıraktığımızı açıkladık. Bu kadar kısa sürede neler yaşandığını da hep birlikte gördük.
Biz bu şehirde bundan böyle sadece gazetelerimiz ile varolmak istediğimizi ilan ettik. Ancak bu gazetelerin yaşaması için işlerimizin özel sektöre yönelik olarak devam edeceğini de açıkladık. Dikkatli okurlarımız fark etmiştir. Maalesef son aylarda yazılarıma ara vermek zorunda kaldığım günler yaşandı. Çünkü; Kent dışında önemli organizasyon işleri almaya başladık. Bunların en önemli adreslerinden biri de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti oldu.
Bizi bilenler, bunu anlayışla karşılamıştır. Bilmeyenlere de bugün ilan ediyorum. Bugün geldiğimiz noktada, geçici bir süre için köşe yazılarına ara veriyorum. Hayat da olduğumuz sürece, Antalya?da iş yapmadan bu gazetelerin var olmasını sağlayacağız. Üstelik her geçen gün daha da büyümelerini sağlayarak. Belki ben şahsım adına sizlerle yazılarımı paylaşmayı çok özleyeceğim. Ancak ben yapamasam da, tüm ekibimiz yoluna aynı şekilde devam ediyor olacak. Ben ve organizasyon ekibi arkadaşlarım ise aldığımız ve alacağımız işleri bu gazetelere yatırım olarak döndürmeye devam edeceğiz.
Bu işten anlayan herkes, gazete yayınlamanın ne kadar zor olduğunu bilir. Fakat ben 10 yıldır o zorluğu inanılmaz emek ve çabalar ile ekibime yaşatmadım. Bundan sonra da yaşatmamak için diğer işlere daha fazla zaman ayırmam gerektiğini anladım. Haftanın birkaç günü ayrı kalma sıkıntısını yaşamaktansa, geçici bir süre için tüm okurlarımıza veda ediyorum. Herkesin anlayış göstereceğini umut ediyorum.
Antalya
Antalya
Asayiş
Spor
Güncel
İlçeler
Geçici bir veda yazısı
Murat Çiçek
Yorumlar
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine