Her gün oturuyoruz, aklımıza ne geliyorsa yazıp çiziyoruz!..
Sabit fikirliyiz ya!..
Kafamız hangi yönden eserse, basıyoruz da basıyoruz klavyenin tuşlarına!..
Hatta biraz daha ileriye gideyim.
Her gece kafamızı yastığa koyarken, “Yarın kime saldırsam acaba” sorusunun cevabını bulabilmek için, koyun sayarak uykuya dalma misali, saldıracaklarımızı (!) tanelere ayırıp, aralarında neredeyse yazı tura atarak seçme yoluna gidiyoruz!..
Yok böyle bir şey ya.
Bizim mesleğe bu gözle bakan az mı?
Biraz kuyruğuna bastıklarımız, bizlere yapacakları yakıştırmalar ve takacakları kulplarla iddia ediyorum gazetecileri sollar, bir de tur bindirirler.
Dün sabah her zamanki gibi erken saatte kalktım, sabah vecibelerimi yerine getirdim, düştüm sokağa.
Güllük-Cumhuriyet Meydanı yürüyüşümüzün ardından biraz nefes alabilmek için, parktaki banka oturdum. Yan tarafımda Büyükşehir Belediyesi’nin Temizlik görevlisi yerdeki çekirdek kabuklarını süpürüyor. Bordür taşlarının arasına da kaçmış olan o çekirdek kabuklarını çıkartabilmek için hakikaten öyle bir içtenlikle çalışıyor ki, hakkını vermek lazım.
Peki o işçinin hakkını vermesi gereken veriyor mu ki?
Ocak ayı maaşını daha almamış.
Ama bordür taşının arasında iki tane çekirdek kabuğunun kalmaması adına öz verisini elden bırakmıyor.
Küçük bir araştırma yaptım.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, temizlik işini alan taşeron firmaya Ocak ayı hak edişini 4 Şubat’ta ödemiş.
Dünkü tarih 19 Şubat ve sabahın 5’nde, akşamın 21.00’nde ana sokak, cadde ve oto yollarda üzerinde turuncu renkli yelek, elinde çöpçü süpürgesi, Antalya’yı ter temiz etmekle mükellef gariban temizlikçi hala maaş bekliyor.
Sordum.
“Şu an cebinde kaç paran var” diye.
“80 kuruşum var ağabey” cevabı verdi.
“Evine neyle gidip geliyorsun?. O para neyine yetecek senin” dedim.,
Hay demez olaydım.
“Maaşı alır almaz iki çocuğumun aylık okul harçlıklarını bir kenara ayırıyorum. Evin zaruri giderleri ve ödemeler derken, bana da üç-beş kuruş benzin parası kalıyor. Mobiletimi kullanıyorum. Benzin param bitince de, mecburen çocukların okul harçlıklarından tırtıklıyorum. Ama galiba bugün eve dönerken, olmazsa yarın sabah işe gelirken mobiletimin kesin benzini biter, bittiği yerde bırakır, yaya olarak yola çıkarım.”
Taşeron firma 15 gün önce hak edişini almış ancak 500 küsur temizlik işçisine beş kuruş ödeme yapmamış.
Taş mı yiyecek bu adam ve kadınlar?
Evdekilere ne götürecekler?
Ne yazık ki benim ülkemde aileyi aile olmaktan çıkartan, onları bir birlerine düşüren zihniyetler de, hak edişleri alıp da işçilerine maaşını ödemeyenlerdir.
Burasını geçtim.
Aslında geçilecek bir durum değil de, tüm bu işlerin takipçiliğini yapmakla görevli Büyükşehir Belediyesi’nin ensesi kalın, yüksek maaşlı ve aynı zamanda yaşam garantili çalışanları ne iş yapar?
O taşeronları takip olayı kendilerinin görevi değil midir?
Zihniyet, “Salla başı al maaşı” ise.
Ve bu da Sosyal Demokrat zihniyetiyse, ben size daha ne diyeyim?
Ama bir şey söyleyeceğim.
Hal böyleyken gariban temizlik işçilerinin hala Ocak ayı maaşlarını bile alamamaları, CHP İl Başkanı başta olmak üzere, Yönetim Kurulu üyelerini acaba ne derece ilgilendiriyor.
CHP emekçi partisi değil mi, ondan soruyorum!..
Antalya
Antalya
Asayiş
Spor
Güncel
İlçeler
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine