Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın göreve gelir gelmez Antkart'ı iptal edip, kentin başına bela ettiği “Halkkart” ile ilgili gün geçmesinki yeni bir skandal patlamasın. Dün bana ulaşan “Halkkart sözleşmesi”nde öyle bir madde varki, Halkkart yönetiminin neden işi bu kadar uzattığı, neden bir buçuk yıldır sistemi tam olarak işletmediği ile ilgili inanılmaz iddiaları da beraberinde getiriyor.
Son zamanlarda “Halkkart sözleşmesi”nin iptal edilmesi ile ilgili gündeme gelen tartışmaların, aslında bilinçli bir hesabın ürünü olduğunu ispatlıyor. Çünkü Akaydın'ın da, Akaydın'dan sonra göreve gelecek Belediye Başkanı'nın da bu sözleşmeyi iptal etmesi mümkün değil. Mümkün hale getirenin, bu kentin cebinden bazı hesaplara göre 50 milyon doları, kurulduktan birkaç hafta sonra bu ihaleyi alan firmaya hediye etmesi demek.
Nasıl mı?
O madde “İdarenin kusurundan kaynaklanmayan nedenler ile sözleşmenin ifası işe başlandıktan sonra imkansız hale gelir ise İşletmeci, sözleşme tarihinden itibaren Kart Antalya projesi için yaptığı belgeli masraflarını, yatırımlarını ve 1 yıllık toplam taşıma cirosunun % 5’i kadar hesap edilecek tazminatını aşan herhangi hak, zarar, ziyan, yoksun kaldığı kar ve tazminat talebinde bulunamaz.”şeklinde
İlk okunduğunda, sonundaki “bulunamaz” kelimesi nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediyesi ve dolayısıyla bu halkın çıkarına olduğu düşünülüyor değil mi?
Bir daha okuyun sevgili Antalyalılar!..
Bu maddenin sonu her ne kadar “bulunamaz” diye bitsede, Halkkart'ın iptal edilmesi durumunda, işletmecinin, sözleşme tarihinden itibaren proje için yaptığı belgeli masraflarını, yatırımlarını ve 1 yıllık toplam taşıma cirosunun % 5'i kadar hesap edilecek tazminatını alabileceğini kabul ediyor. Siz bakmayın sonunda “bulunamaz” diye bir kelime olduğuna, hukuk bilen herkes bu şartların kabul edildiğini ve Akaydın tarafından da altına imza atıldığını görecektir.
Sözleşme, “bunun dışında bir hak iddia edemez” diyor.
Daha ne edecekti?
Adamlar, şirket kurduktan birkaç hafta sonra bu dev ihaleyi kazandı. Nereden geldikleri, kim oldukları hala belli değil. Her adımda onları Büyükşehir Belediyesi'nin Hukuk Müşaviri İlker Gedik yönlendiriyor. Dolayısıyla ortada “ortaklık” iddiaları dolaşıyor.
Sözleşmenin idare tarafından iptali halinde veya başka nedenle sözleşmenin ifası imkansız hale gelirse, proje için yaptığı belgeli tüm masraflarını, yatırımlarını ve 1 yıllık toplam taşıma cirosunun % 5'i kadar hesap edilecek tazminatını alacak. Böyle bir durumda firma çıkıp, bazı uzmanların hesabına göre “50 milyon dolar masraf yaptım” diyebilir ve bununla ilgili belgede sunabilir. O zaman ne olacak?
Ben söyleyeyim.
Antalya Büyükşehir Belediyesi bu parayı paşa paya ödeyecek.
Meseleyi daha iyi anlatabilmek için, Türel döneminde Antkart ile yapılan sözleşmeyi buldum. Orada, “İşletmeci, sözleşmenin idarenin iradesi nedenlerden ötürü yürütülmesinin hukuk imkansızlığının ortaya çıkması durumunda idareden tazminat talep edemez”deniliyor.
Bu kadar basit. Yapılması gereken buydu. Ancak, Akaydın'ın “Halkçı Halkart”ında aynı madde, yukarıda yazdığım şekilde geçiyor.
Halkkart tabiiki bu meseleyi uzatır. Hatta sözleşmenin iptal edilmesini ister.
Neden istemesin?
Havadan gelecek, nereye gideceği şaibeli 50 milyon dolar var.