Bugün şu siyasilerden, 2B eylemlerinden, anketlerden falan biraz uzaklaşalım istiyorum..
Çünkü pazartesi günü yine sizleri “siyasi çekişmeler”in içine atacağımızdan hiç kuşkunuz olmasın..
En azından, şu haftasonunda sizleri biraz rahatlatacak, biraz da düşündürecek birşeyler yazayım, siz de “masal” gibi okuyuverin gitsin..
Yazacağım şey, günlük yaşamınızla ilgili..
Mutlu olmanızla, hayata bakmanızla, baktığınızı görmenizle, işittiğinizi duymanızla ilgili..
…
Şu soruyu sorarak başlayalım:
“Bugün” diye birini tanıyor musunuz?
Hayatınızda böyle biri var mı?
Sizi sizin kadar tanıyan biri..
Sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş, sakin, uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen, sevmeden edemediğiniz biri...
Bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız, ama ne söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuz, sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı da tanıyan biri..
Bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri..
Sabahın üçünde ayıp olur mu diye endişelenmeden arayabildiğiniz ve üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen, gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan, masanın başına geçen biri..
Kaleminiz-kağıdınız, aynanız, saatiniz, kravatınız olan, bazen gölgeniz olan biri..
Ve bazen vicdanınız, eh bazen de uykusuz bıraktığınız için, vicdan azabınız olan biri..
Söyleyin hadi, hayatınızda böyle biri var mı?
…
Varsa kıymetini bilin..
Çünkü “o” yaşamın ve mutluluğun ta kendisidir..
…
Şimdi şu soruma cevap vermenizi istiyorum:
“Haftanın kaç günü kafanıza dünü ve yarını takmıyor, keyfinizce yaşıyorsunuz?”
Hiç mi?
“Hiç” diyenler kaybetti..
Başka?
”İki gün” diyenler yaklaştı..
Ama, ”cumartesi ve pazar” diyenler bilemedi..
Cevap “bir” olmalıydı..
…
Niye mi?
Okumaya devam edin şimdi..
…
Evet, gerçekten böyle “bir gün” var..
Adım adım gidelim..
Ve önce “dün”e bir bakalım..
“Dün” bir sürü hatalar, acılar, yanlış anlamalar, kırgınlıklar oldu..
Zamanı geriye döndürmeye imkanı var mı?
Dünyanın bütün parasını yan yana getirin, bir dakika önceye dönemezsiniz..
Yaptığınız hiçbir hareketi aynen geri alamazsınız..
Ettiğiniz hiçbir lafı silemezsiniz..
Dün dündü, bitti..
Bakacağımız ikinci günün adı da, “yarın”..
Ve siz, hiçbiriniz yarını bugünden kontrol altına alamazsınız..
“Yarın”lar hep meçhuldur..
Evdeki pazar çarşıya asla uymaz..
Bir dakika sonrasını bile kontrol altına almanız mümkün değil..
Geriye ne kalıyor;?
“Bugün”..
”Bugün”e nefes alan her insan sahip..
“Bugün”ü isterseniz kafanıza hiçbir şey takmadan keyfinizce yaşarsınız..
İsterseniz bir şeyleri değiştirebilirsiniz..
“Bugün” bu gücünüz var..
Güç ne zaman tükeniyor, biliyor musunuz?
“Dün”ü ve “yarın”ı işin içine kattığınızda..
Dünün ve yarının yükü bugünün yüküyle birleştiğinde, gücünüz onu taşımaya yetmiyor..
Yanılıyor muyum?
…
Ben kendi adıma..
“Bir” günü, yani “bugün”ü, kısacası “her gün”ü dünün ve yarının yükünü almadan kafama göre yaşıyorum..
Haydi siz de yapın bunu, en azından bir deneyin..
“Dün”e ve “yarın”a demirden bir perde çekin ve sadece “bugün”ü yaşayın..
Göreceksiniz..
Size sizi anlatmayı seven, sizi başkalarına anlatmayı her şeyden çok seven, sizin için çok şey yapmaya hazır biri olacak hayatınızda..
O “biri” işte “bugün”den başkası değil..
…
Bu hafta sonu, bunu biraz düşünün isterseniz..
Yazdıklarımı anladığınız an, “yaşamın sırrı”nı da çözmüş olacaksınız..
Bakın hayat nasıl keyifliymiş, işte o zaman göreceksiniz..
Asayiş
Gündem
Güncel
Spor
İlçeler
Antalya
Özel
Ekonomi
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine
Antalya'da elektrik kesintileri: 11 Ağustos