Bir Afrika atasözü der ki: Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine, “suyun akışı” karar verir.
İşte o atasözü Türkiye Süper Lig’in şu an içinde bulunduğu süreci çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.
Sezona büyük paralar harcayarak, büyük transferler yapan, büyük (!) takımların durumu “kötünün iyisi” türündendir. Milyon dolarlar harcayan Galatasaray puan cetvelinde zirvede. Ancak mütevazi kadroya sahip olan takımlara yenilebiliyor. En çarpıcı örnek geçen hafta yaşandı ve sahasında Gençlerbirliği’ne yenildi.
Sezona az para harcayarak başlayan takımlar da oldu.
Bunların başında Beşiktaş geliyor. Borç batağında olan Beşiktaş bu yıl “feda” yılı ilan etti. Mütevazi bir kadro kurdu. Büyük oyuncularıyla yollarını ayırdı, gençlerle yoluna devam etti. Buna rağmen puan cetvelinin ikinci sırasında kendine yer buldu.
Antalyaspor da öyle. Bütçesini zorlamadan bonservisi elinde olan oyuncularla kadrosunu güçlendirdi. Bir Mersin İdmanyurdu gibi paralarını çarçur etmedi. Bir sezon önce küme düşmenin eşiğinden dönen kırmızı-beyazlı ekip, 37 puan toplayarak kendine üst sıralarda yer buldu. Bugün bütün takımların korkulu rüyası haline geldi.
İşte böyle bir durumdaki Antalyaspor yarın lig ikincisi Fenerbahçe’yi evinde ağırlıyor. Kimilerini göre maçın mutlak favorisi Fenerbahçe olabilir. Fakat ben öyle düşünmüyorum. Hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz. Bana göre bu karşılaşma 3 ihtimallidir. Antalyaspor’un kazanması sürpriz sayılmamalı. Kaldı ki Antalyaspor ligin ilk maçında rakibinin İstanbul’da 3-1’le devirdi. Hem de 47 maçlık iç saha yenilmezliğine son vererek. Dolayısıyla kimin kimi yeneceği takımların sahadaki performansı belirleyecektir. Afrika atasözündeki gibi kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir.
Evet, zor diye bir şey yok. İnanmak başarının yarısıdır. Eğer Antalyaspor yarın sahaya inanarak ve kendine güvenerek çıkarsa hanesine 3 puan yazması zor olmayacaktır.
Bu önemli maçta Antalyalılara da büyük görev düşüyor. Tribünleri doldurup takımlarına 90 dakika boyunca destek vermeliler. Bunu yaparlarsa göreceksiniz istenilen sonuca da daha rahat ulaşılacaktır.