Türkiye seçim atmosferine girmeye başladı. Sanırım önümüzdeki aydan itibaren bunu daha fazla hissedeceğiz. Özellikle Mart ayına girince, Antalya’da da seçim gündemi ile yatıp, seçim gündemi ile kalkmaya başlayacağız.
Hiç kuşku yokki Haziran 2011’de, Cumhuriyet tarihimizin belki de en kritik genel seçimlerden birisi yaşanacak. Türkiye’yi bu seçim sonrası yoğun bir tempo bekliyor olacak. Özellikle Avrupa Birliği’ne tam üyelik yönünden önümüzdeki çok ciddi bir gündem olacak. “Kritik”ten kastım budur. Seçimde “kritik” bir sonuç çıkması ise bana göre imkansızdır. En azından bugün itibariyle tablo aşağı, yukarı bellidir. Ak Parti’nin bir dönem daha iktidar olacağını gösteren bu tabloyu, N TV’de konuk olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bile kabul etmiştir. CHP için başarının, son genel seçimlerdeki oy oranını artırmak olduğunu ifade etmiştir. “Hedefimiz iktidar olmaktır” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin bugün yakaladığı destek oranını “yüzde 30 civarı” olarak ilan etmiştir.
Bu oran Kılıçdaroğlu’nun iddiasıdır. Ciddi araştırma şirketlerinin Ocak 2011’de yaptığı anketlerde partisinin bulduğu destek oranı yüzde 24 ila 25 arasında değişik sonuçlar vermiştir. Buna karşılık Ak Parti bugüne kadar ciddiye alınması gereken hiçbir araştırmada yüzde 40’ın altını görmemiştir. Benim tahminim, yüzde 45'in altına inmeyeceğidir. Bunun da anlamı, bir dönem daha Ak Parti’nin ülkeyi “tek başına” yöneteceğidir. Ayrıca CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “MHP ile koalisyon yaparız” hayalini dile getirmiş, ancak onun bu sözleri de MHP lideri Devlet Bahçeli’den çok sert bir karşılık bulmuştur.
Haziran’a ne kaldı?
Şunun şurasında beş ay sonra sandık başına gideceğiz. Ve göreceksiniz, Türkiye bir dönem daha Ak Parti ile “yola devam” diyecek. Bu benim değil, halkın ortaya koyduğu sonuçtur. Cumartesi günkü yazımda, bu konuyu detaylı yazmıştım.
Dönelim yaklaşan seçim öncesi Antalya’nın durumuna. Bizde durum biraz farklı olabilir. Türkiye genelinde Ak Parti’nin, en yakın rakipleri CHP ile MHP’nin toplamından fazla oy alacağı kesin gibi görünürken, Antalya’da Ak Parti ile CHP arasında kıyasıya bir rekabet yaşanacağı tartışmasız bir gerçektir. Fakat her ne kadar çok konuşulmasa bile, CHP’yi tehlikeli günler beklemektedir.
Partilerin aday listesine koyacağı isimler çok ama çok önemlidir. CHP’de yükselen “önseçim sesleri”ne, parti Genel Merkezi’nin nasıl bir yaklaşım göstereceği de çok büyük önem taşımaktadır.
Ve bu seçimde unutulmaması gereken çok önemli bir faktör, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’dır. Deniz Baykal’ın partinin başında olmadığı bir seçimde, memleketi Antalya’nın diğer seçimler gibi sonuç verip, vermeyeceği belirsizdir. Son yerel seçimlerde CHP’ye büyük destek veren kesimlerin, belediye başkanlarının yarattığı olumsuzluklardan ne kadar etkileneceği belirsizdir.
İlk bakışta, başa baş bir görüntü olsa bile, tablonun derinliklerine inildiğinde, Ak Parti’nin birkaç adım önde olduğu görülecektir.