Yıl 2006. Gazetecilik dışında yaşantım boyunca ilk kez ticarete soyundum. İş ortaklarımdan Ömer Köseoğlu?nun eşinin çalıştığı nakliye firması, Havalimanı tarafında bir depoda kiracı olarak oturuyor. Ama depolar tarımsal alanda olması, Muratpaşa Belediyesi?nin yıkım kararına karşı çıkılması nedeniyle iş sürüncemede.
Hükümet, tarımsal alanlara yüzde 20 yapı izni kanunu çıkartması nedeniyle, depo sahipleri umutlanıyor. Ancak, belediye ile mahkemelik olunmuş, dava da aleyhte sonuçlanmış. Ve kendileriyle kimsenin görüşmeye yanaşmadığını söyleyip, hatır, gönül işi için benden yardım talep ediyorlar.
Belediye İmar ve Zabıta müdürleri derken, başkan Evcilmen?e kadar çıkarak, konuyu aktardık.
Sonuç: ?Mümkünü olan bir şey yok. Orası yıkılacak. Yıkmak zorundayız. Yıkmazsak kanunu çiğnemiş oluruz. Soruşturma açılır. Riske giremem.?
?Yıkım için bir-iki ay süre mümkün mü? ricamızı ilettik, sağolsunlar kırmayıp, o süreyi verdiler.
Coca Cola firması arkasındaki, 2006 yılında ?Mümkünü yok, yıkılacak? denilen yer, yıkıldı mı, yıkılmadı mı bilemiyorum. Çünkü daha sonra hiç ilgilenmedim.
Geçtiğimiz günlerde yakın bir dostum, ziyaretime geldi. Sohbetimiz dönüp, dolaşıp, Muratpaşa Belediyesi?nin çalışmalarına kilitlendi.  
Dostumuz, ?Muratpaşa?da çok keyfi işler oluyor. Canları istedi mi istediği şeyleri yapıyorlar. İstemediler mi, uygunsuz olanı dahi görmedikleri oluyor? gibi iddialı bir söz ortaya attı.
?Ne gibi? deyip, yüzüne bir bakış fırlattım.
?Eski Lara yolu üzerindeki Antalya Balıkevi?ne gitmeyeli ne kadar zaman oldu? sorusuyla başladı sözlerine.
?Bildiğim kadarıyla Antalya Balıkevi?nin sahipleri Murat Altınpınar ile Hasan Yılmaz, senin eskiye dayalı dostlukların olduğu kişiler. Peki olay doğruysa yazabilecek misin? deyip, başladı anlatmaya.,
?Sanırım söz konusu Balıkevi?nin deniz tarafındaki bahçe görünümündeki yeşil alan gözüne çarpmıştır. Orası yıllardır işgal altında. Çünkü o yeşil alan restorantın bahçesi değil, kent parkı. Bunu Muratpaşa Belediyesi?nde herkes biliyor ama, nedense iş rant olunca, bilinenlerce de unutuluyor.?
Konuyu İstihbarat Şefimiz Şükrü Ağırman?a ilettim ve araştırıp, haber yapmasını istedim.
Akdeniz Manşet olayı dünkü sayısında, ?Denize nazır işgal? başlığıyla verdi. Ve haberin önemi açısından bende bir gün sonra köşemde ele alıyorum.
Öncelikle Antalya?da yakın veya uzak, iyi veya kötü, hakikaten çok tanıdıklarım var. Ve benim o tanıdıklarım şahsımın karakterini iyi bilirler ki, rant,peşkeş, menfaat temini, yetim hakkı yeme gibi daha sıralayabileceğim bir çok konu ile bu adamın yakından uzaktan alakası olmamıştır, olmayacak da.
İnsan isterse, ?Yıkılmak zorunda? dediğini yıkmayabiliyor.
Birileri isterse rantı görmemezlikten gelebiliyor.
Biz o kişilerden değiliz.
Şimdi.,
Sözü edilen Antalya Balıkevi Restoran?ın önündeki yeşil alan kent parkıysa-ki gelen teyitler öyle, 3 dönemdir Antalya?ya en fazla yeşil alan kazandırdıklarını söyleyen Muratpaşa Belediyesi, burasını niçin unutmuştur?
Unutulmuş mudur, yoksa unutulmuş gibi mi yapılmıştır?
Ben Güllük Caddesi, Beş Şehitler parkı yanında oturuyorum. Evimin balkonu da parkın yeşilliklerine bakıyor. Bir prefabrik büfe yaptırsam, parkın içerisine de 5-6 masa atıp, çay satıp para kazanmaya kalksam, Muratpaşa Belediyesi acaba 1 gün durur mu?
Kesinlikle durmazlar, anında büfeyi başıma geçirirler.
O zaman kent parkı için neden kıllarını kıpırdatmıyorlar ki?
İnsan isterse bırakın kıllarını kıpırdatmayı, bakar kör bile olabilir.
Not: Antalya Balıkevi ile ilgili bilgileri aktaran dostumuz, Aspendos Bulvarı üzerinde bulunan bazı mobilya mağazalarıyla ilgili de iddialar ortaya attı. O konu araştırma safhasında. Zamanı gelince oralarda da neler oluyormuş kamuoyu bilecek.