Yetkililerin ifadesine göre, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın turizm kentine kazandırdığı Antalya Kültür Sanat (AKS) merkezi açıldığından bu yana farklı sergilerle 35 bin insanı ağırlamış. Bu merkezde ilk açılan sergiler Picasso, Andy Warhol ve Ara Güler’di. İşte bu üç sergiyi 35 bin civarında insan ziyaret etmiş.

AKS’de geçtiğimiz günlerde de yine önemli iki sergi açıldı. Biri Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndan seçilmiş 47 eserin yer aldığı ‘İmparatorluktan Portreler’ sergisi, diğeri ise Likya bölgesinde yapılan ilk dönem incelemelerine ışık tutan ‘Eşsiz Bir Tanıklığı Keşfederken: Ernst Krickl’ın Likya Günlüğü, 1892’

Her iki sergi de 30 Eylül’e kadar açık kalacak.

Dikkat edilirse AKS’deki sergilerin tümü uluslararası nitelikte. Hani hep söyleriz ya, ‘Antalya’da turisti kent merkezine çekecek cazibe unsurları olmalı’ diye, işte AKS böyle sergilerle bu eksikliği giderme yolunda önemli bir işlev üstleniyor. Bunda ATSO Başkanı Davut Çetin’in payı büyük. Kültür-sanat etkinliklerinin çeşitlenmesi, artırılması için sürekli arayış içerisinde. Çünkü Türkiye’nin kalkınmasının artık para veya sermayeden çok kültür ve sanata bağlı olduğuna inanıyor. Ülkesel ve kentsel gelişmenin yolunun kültür, sanat ve spordan geçtiğini, artık bir kent kültürü yaratmak gerektiğini her fırsatta dile getiriyor.

“Antalya’da tarım üreticisi ürettiği domatesi bir sanat eseri olarak gördüğü gün, restoran veya otel aşçısı ürettiği yemeği sanat eseri olarak gördüğü gün Antalya kalkınmış olacaktır. Bu noktaya gelmemizin yolu da bu sergilerden başlamaktadır” diyor…

Başkan Çetin’e katılmamak mümkün değil. Nitekim Türkiye’de son yıllarda kültür alanında önemli gelişmeler olduğu söylenebilir. Sinema salonu ve seyirci sayısında gözle görülür bir artış söz konusu.

Yeterli mi, elbette değil. ATSO Başkanı Çetin geçen günkü sergi açılışında söyledi;  Toplum olarak bütçemizin on binde birini tiyatroya, on binde yedisini sinemaya, on binde sekizini gazeteye harcıyoruz. Bütçemizden kitaba ayırdığımız oran ise sadece binde 2…

Kültür ve sanat harcamamız toplamda bütçemizin binde üçüne karşılık geliyor. Kültür ve sanat istihdam bakımından da son derece önemli ancak bu açıdan da ülkemizde rakamlar arzu edilen seviyede değil. Örneğin ülkemizde, kültür, sanat, eğlence ve spor alanında çalışan kişi sayısı 140 bin civarında iken nüfusu bizden daha az olan İngiltere’de 800 bin. Almanya ve Fransa’da ise yarım milyon insan bu alanlarda istihdam ediliyor. Gelişmiş ülkeler artık geleneksel sektörlerden bu alanlara kayıyorken, biz gelişmeye seyirci kalmamalıyız. ATSO Başkanı Çetin’in AKS’de uluslararası sergilerle yapmaya çalıştığı şey de tam olarak bu. Sürekli vurguladığı gibi, Antalya gibi bir kentte bu tür sergilerin sayısı artmalı, özel tiyatrolar, özel konserler çoğalmalı, heykeller, duvar resimleri, cadde konserleri yapılmalı.

Türkiye’nin 600 milyarlık devlet bütçesi içinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesi sadece 3.5 milyar lira. Bu bütçe kültüre, turizme yeter mi? Yetmez. Öyleyse Davut Çetin’in şu sözlerine herkes kulak vermeli;

“Türkiye kültür, sanat, turizm başta olmak üzere her alanda gelişecekse toplum olarak, firmalar ve devlet olarak kültür ve sanata daha fazla bütçe ayırmalıyız. AR-GE harcamalarının milli gelire payı nasıl bir gelişmişlik göstergesiyse sanata ayrılan bütçe de öyle bir gelişmişlik göstergesidir. Devletimiz sanatı eğitimin bir parçası haline getirmelidir. Firmalarımız sanata yatırımla markalarını güçlendirmelidir.”