Çok değil.
Bundan 3-4 yıl öncesiydi. Bir dostumuzla, Kepez tarafındaki işimiz için arabaya atlamış, Sakarya Bulvarı üzerinden, Yenimahalle tarafına gitmiştik.
Dostumuz girdiğim sokakları öyle bir izliyordu ki, “Ne olmuş bu memlekete” diye de mırıldanıyordu.
Belli ki kendisi uzun süredir doğup büyüdüğü Şarampol semti dışına çıkmamıştı.
“Buraları bir şey mi. Dur sana Kepez’i daha net biçimde göstereyim” dedim ve sürdüm arabayı Mazıdağı’na.
Kepez’e kuş bakışı bakarken, “Vay,vay,vay” diyordu dostumuz.
Bu vaylamanın nedeni, Antalya’nın kısa sürede böylesine büyümüş olmanın hayretliğini dışa vurmaktan başka bir şey değil.
Peki.,
Şehir içerisinde, yani Güllük Caddesi, Meltem Mahallesi, Şarampol ne bileyim TRT veya Bahçelievler semtlerinde ikamet eden, Lara bölgesinin ne durumda olduğunu bilen var mı?
Bırakın bilmelerini, tahmin dahi edebileceklerini sanmıyorum.
Şuna da eminim ki, aynı semtlerde ikamet edenlerin yüzde 99’u, yıllardır Lara ve hatta Kepez bölgelerine yolları düşmemiştir.
Antalya boşuna Bütünşehir yapılmıyor.
Çünkü burası hakikaten Büyükşehir.
Antalya Büyükşehir, Büyükşehir olmasına da, Büyükşehir’i yönetme zihniyeti ne yazık ki insanları canından bezdirmeye fazlasıyla yetiyor.
Dün Lara tarafında bir işim vardı, normal güzergahımdan işimin olduğu adrese doğru aracımla seyrediyorum.
Çağlayan Mahallesi’ne geldim, yolun ortasına barikat kurulmuş.
“Yolun ortası” dediğim, ana arter.
Ve sağa dönüş işareti.
Hava yağmurlu. Araçlar bir biri ardında milim milim ilerliyor. Dar sokaklardan geçip, tekrar aynı ana arter yola çıkmaya çalışanlar, mahalle aralarından geçiş yeri arıyorlar.
Bulabilenin yüzündeki gergin ifade çok az da olsa gidiyor. Bulmaya çalışırken, alt yapı çalışmasından mıdır, yoksa her neyse, kazılan yoldaki çukura aracının lastiğini düşürenlerin, Büyükşehir yetkililerine selam göndermekten geri durmadıkları kesin.
Ben gönderdim de!..
Derken zar-zor ve hakikaten marifet sergilenerek, ana yola çıktım, ver elini Lara.
Verdi elini, geri dönüyorum.
Meğer aynı yol sağlı, sollu trafiğe kapatılmış. Millete bu kış gününde resmen cambazlık yaptırıyorlar.
Sordum, soruşturdum.
Çağlayan Mahallesi’nin ortasından geçen Büyükşehir sorumluluğundaki ana cadde, 26 gün önce trafiğe kapatılmış. Orada yağmur suyu dıranaj çalışması gerçekleştiriliyormuş. Trafiğe kapatılan yolda yapılan işlem, inanır mısınız toplamda 20 metrelik alanı ya kapsıyor, ya kapsamıyor.
Ara sokaklardan geçerek, benim gibi ana caddeye çıkmaya çalışan yan tarafımdaki aracın sürücüsü ellerini havaya açmış haykırıyor.
“Japonya’nın Başkenti Tokyo’nun merkezinde 150 kilometrelik yol yapılıyor. Bir tane kapatılan yer göremezsiniz.”
O bunu der de ben durur muyum; “İyi de, Tokyo Belediye Başkanı kim bilmiyorum ama, Antalya’yı Mustafa Akaydın yönetiyor” diye cevap verecektim.
Vermedim..
Caddeyi kullanmak isteyenler mağdur.
Yakıt israfı nedeniyle ekonomiye günah.
İnsanların zamanına yazık.
Bölge esnafı desen perişan.
Bir ara durakta oturan taksiciye, “En kısa yoldan nasıl gidebilirim” diye sormak istedim, adamların yüzünden düşen bin parça, neme lazım, dayak mayak yerim diye cesaret bile edemedim.