Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel geçtiğimiz Çarşamba günü Alevi kanaat önderleriyle Muharrem Ayı dolayısıyla bir araya geldi.
Türel, Kerbela’nın her müslümanın kalbinde bir ateş olduğunu ve bu ateşin İslam alemini birleştirmesi gerektiğini söyledi.
Türel’in söyleminde var mı bir terslik?
Yok.
Aksine birlik ve beraberlik vurgusu var.
Durum bu kadar net ortadayken çıkan çatlak sesleri anlayamıyorum.
Neymiş efendim bu toplantı Alevileri kızdırmış.
Kim bu kızan Aleviler?
Türel ile bir araya gelenleri Alevi olarak görmüyorlar mı?
Alevi olmanın kriterini onlar mı belirliyor?
Bırakın bu dikta söylemlerini.
Alevi toplumu hoşgörülüdür. Barış yanlısıdır. Her görüşe, her fikre saygı duyar. Ötekileştirmez. Dolayısıyla böyle bir inanca sahip olanlar herkesle görüşür, herkesle konuşur. Bunun da kimseyi rahatsız etmemesi gerekir.
Rahatsızlıklarını dile getirenler aslında dolaylı olarak Alevilerin özgür iradelerine ipotek koymak istiyor. “Sizin kimi destekleyeceğinizi, nereye gideceğinizi, kiminle görüşeceğinizi biz belirleriz” demeye getiriyorlar. Ancak kendisini geliştirmiş olan ve kararlarını düşünerek verebilmeyi başaran Aleviler buna izin vermez. Vermedi de.
Aslında toplantıya katılanlar buna en güzel cevabı vermiş. Katılımcılar, “Bütün belediye başkanları ile siyasi partilere eşit mesafedeyiz. Menderes Türel ile bir araya gelmekte sakınca görmedik. Aynı gün CHP’li Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile de görüştük” diyerek her şeyi özetlemiş.
Türel ile görüşen kanaat önderleri hem fikirlerini ifade etme şansı buldu hem de hakları olan cemevinin yapılmasını istedi. Eleştiriler yüz yüze dile getirildi, istekler birinci derecede ilgili kişiye iletildi. Dolayısıyla nereden bakarsanız bakın yararlı bir görüşme oldu.
Bu kadar demokratik bir olayın birilerini rahatsız etmesini gerçekten anlayamıyorum. Ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi kendi kararını verebilecek olgunluğa, birikime sahip Aleviler bu eleştirilere gerekli cevabı yine aynı olgunlukla verecektir.