Geçtiğimiz Cuma, ?Bana biraz müsaade? deyip, klavye tuşuna basmaya biraz ara verip, dış dünyanın varlığını hissetmeye karar vermiştik ya hani.,
O müsaadeyi dün noktaladık.,
Ali Tongülüs sabah sabah beni karşısında görünce, ?Hayırdır yahu. Tatil ne çabuk bitti? sözleriyle karşılamaz mı?
Ardından da, ?Sende benim gibisin. Gazetecinin tatili mi olurmuş? diye ekledi eklemesine de, Tongülüs izne çıkma konusunda bana fark atanlardan.
Pazartesi günü Çağdaş Yaşam?da sohbet ediyoruz. Konu doğal olarak benim izin. Celal ağabey (Demirbilek) ?Gazetecinin yıllık izni 45 gündür? demez mi?
İçimden ?Ohaaaaa? diye haykırmak geçti ama, bırakın A?ları uzatmayı, ?O? kelimesini dahi telafuz edemeyiz, çünkü kendisi bizim duayenlerimizin de, duayeni olur.
?212 sayılı basın yasasına göre evet, gazetecinin yıllık izni 45 gündür. Ancak, Sen hayatım boyunca (Aramızda kalsın kendisi 80 küsur yaşındadır) hiç yılda 45 gün izin yaptın mı? diye sordum Celal ağabeye, ?Nerdeeeee? dedi.
Yani ben A?ları uzatamamıştım ancak, Celal ağabey E?leri içinden geldiğince, uzatabildiği kadar uzattı.
Parmak hesabı yaparak, gazeteden ayrı kaldığım günleri saydım, topu topu beş.
O, 5 günlük süreç, bizim Haber Müdürü Şifa Çiçek?e 5 ay gibi gelmiş. Kendisi söylemedi ancak, dün sabah yüz ifadesinden bunu anladım!..
Evet.,
Müsaade, dün itibariyle sona erdi.
?Yediğin, içtiğin senin olsun? sözlerini duyar gibiyim.
Gerçeği söylemek gerekirse bu memlekette ne yenilir, nede içilir..
Her ne kadar içilenlerin tadı hep aynı olsa da, kimi yiyeceklerin damak tadı ayrı, kimileri de içilenler dahil fena halde cep yakıyor. Hal böyle olunca da, yenilecek ve içilecek olanlar, bakımlık kalıyor.
Perşembe Ortaca. Baba evinde gönül alma derken, Cuma Kaş üzerinden Çıralı.
Aile dostumuz İbrahim- Sevim Kırımlı çiftinin evine misafir olduk. Üç günümüz Çıralı?da geçti.
Çıralı da in-cin top atıyor. Zaten en büyük özelliği de, sessiz ve sakin bir yer olması.
Circır böceklerinin vızıltıları, insanın kulağına hoş bir müzik gibi geliyor. Etrafın dağlarla çevrili olmasından dolayı, Çıralı?da sıcaklık daha çok hissediliyor.
Ama bir denizi var ki, insan doymak nedir bilmiyor.
Çıralı?da denize sabah erken saatte gireceksin. Ben bu yaşıma kadar o erken çimme olayının tadını, meğer hiç tadamamışım.
Ama taddım.
Giydiğin mayoyu fora ederek Çıralı?da denize girmek için, yürekli olmaya gerek yok. Çünkü senin etrafında o saatte zaten kimsecikler olmuyor.
Emin Pansiyonu plaj için uğrak yerimiz olarak seçtik. Benim Çıralı?ya geldiğimi duyan dostum Sefa, bunu duyar da, bir saniye durur mu? Bir günlüğüne de olsa cumartesi günü o da geldi.
Derken Pazar günü Çıralı?dan ayrılma vakti.
Yıllardır, ?Sen hiç boğaçayı köprüsünün altında ailecek denize girdin mi? sorularıyla karşılaştım.
Bu sefer girdim arkadaş. O eksikliğimi de giderdim. Hem de iki gün boyunca.
Neden yalan söyleyeyim, Konyaaltı?nın denizinde kulaç atmakla, Çıralı?nın denizinde çimmenin arasında çok fark var. Bunu bizzat yaşadım.
Çıralı?da yüzerken masmavi bir denizde yüzüyorsun, Konyaaltı?nın özellikle liman tarafında deniz yeşile kaçıyor.
Çıralı?da sırtına ne naylon poşet yapışıyor, ne de cips paketi.
Ama Konyaaltı?nda denize girerken, ellerinle önce atıkları etrafından uzaklaştırıyorsun, sonra kendini serin sulara bırakıyorsun.
Sahibi belli olmayan Çıralı sahili tertemiz, sahibi belirlenmiş olan Konyaaltı sahili pislikten geçilmiyor.
Ama bir ortak özellikleri var ki, o da müşteriye sundukları yiyecek-içeceklerin fiyat uygulamaları.
Binilen dallar nasıl kendilerince kesilip, Türkiye?de ekonomik sıkıntıdan kıvranılıyor, onu da yarın yazacağım.
Spor
Güncel
Antalya
Asayiş
İlçeler
Özel
Müsaade bitti!..
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi