Niyetim iki günlüğüne gitmekti ancak Kıbrıs?taki iş gezisi Antalya?dan bir hafta boyunca uzak kalmama neden oldu. Kenti ve kentin insanlarını müthiş derecede özledim. İtiraf etmem gerekirki, beni düşman olarak görenleri bile özledim. Anladımki, bu kentin günlük yaşantısı içerisinde he yaparsak yapalım, hangi kavgalar içerisinde yeralırsak alalım, hepimiz Antalyalıyız!..
 Aslında ben bunu yeni anlamadım. Mesleğe başladığım günden bu yana sayısız kez yazdım. Antalyalılık ve kentlilik bilinci ile ilgili düşüncelerimi paylaştım. Ancak bu gezi, o düşüncelerimde ne kadar samimi olduğumu bir kez daha yaşamamı sağladı. Antalya gerçekten, dünyanın en güzel şehri. Kim ne derse desin, hepimiz Allah?ın çok sevgili kullarıyız. Yaşadığımız nimetler, dünya üzerindeki kaç insana nasip olurki?
 Sanırım bunu böyle görmeyenlerin, içinde varsa bile hissetmeyenlerin yapacağı en mantıklı iş, kentten birkaç gün uzak durmalarıdır. O zaman çok daha temiz duygular ve pozitif bir bakış kazanacaklarından eminim.
 Mesele bu gazetenin geçimini sağlamak ve ayakta durmasını sağlamak olduğundan, bu yıl içerisinde sık sık benzer geziler yapmak zorunda kalacak gibiyim. Sanırım her seferinde aynı duyguları yaşayacağım. Ne yapalım, hayat bu.
 Pozitif duygular ile döndüğüm kent de, umarım bugüne kadar negatif düşündüğüm insanlara bakışımda değişir. Buna yönelik Antalya?dan ayrıldığım gün bazı gelişmeler hissetmiştim. Mesela; CHP Antalya İl Başkanlığı?na Özer Ülken?in gelmesi, Akaydın?ın başında olduğu Antalya Büyükşehir Belediyesi?nin bazı umut verici adımlar atması gibi.
 Yerel iktidar CHP?nin elinde olduğu için, bu değişim çok önemli gelişmeler sağlayabilir. Yerel iktidarda yaşanan büyük sıkıntılar ve üzerine ölü toprağı serilmiş görüntü ortadan kalkabilir. Bunu sağlamaya yönelik yumruğunu masaya vuracak bir parti yönetim seçilmiş olabilir. Bekleyip, göreceğiz. Akaydın?ın sık sık eleştirdiğim ekibi de, kentin tamamına hizmet için görevde olduklarını ve bunun gereği olarak herkese kucak açmaları gerektiğini öğrenmeye başlamış olabilir.
 İktidara büyük bir kin ve öfke ile gelen bu ekip, o öfke ve kinin hiç kimseye faydası olmadığını bir yıl içerisinde anlamıştır. Buna yönelik son zamanlarda sık sık yeni bilgiler geliyor. Akaydın?ın bilboardlara yazdırdığı gibi, bu ekip, ?Hepimiz Antalyalıyız? düşüncesine sahip olmaya başlamış görünüyor. Umarım kentten ayrılırken hissettiğim ve uzak kaldığım günlerde daha fazla inandığım bu duygular yanlış değildir.
 Defalarca yazdım. Hem Akaydın hem ekibinin bu kent de kredisi var. O krediyi nasıl kullanacaklarına kendileri karar verecekler. Onlar kente hizmet için o makamdalar. Hizmet ettikleri sürece, kredi puanları yükselir. Etmez de, bugüne kadar yaptıklarını devam ettirirlerse, kredileri her olumsuz kredi gibi olur.