Almanya?nın kardeş şehri Nürnberg?de katıldığı tıp balosunda gazetecilerle sohbet eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Antalya?nın bu gün karşılaştığı sorunlarının yeni olmadığını ve yılların birikimi olduğunu belirterek, ?beni gazeteci arkadaşlar aylardır acımasızca eleştiriyorlardı, birçoğu beni ve neler yapabileceğimi artık anladı. Ben lokum gibi adamım, bana güvenin? demiş.
Dikkat edilirse ?Demiş? ibaresi kullanıyorum.
Zira ben Akaydın ile birlikte Nürnberg?e giden gazetecilerden birisi değilim de ondan. Dolayısıyla Akaydın başkanla sohbet etme olanağım olmadı. Dayanağı, olanağı ve bir eli Avrupa yakasında olanlar o sohbeti etmiş ve Akaydın?ın, ?beni gazeteci arkadaşlar aylardır acımasızca eleştiriyorlardı, birçoğu beni ve neler yapabileceğimi artık anladı ben lokum gibi adamım, bana güvenin? sözlerini gazete sütunlarına taşımışlar.
Allah kendilerinden razı olsun. Bizi de bu hitaptan haberdar ettiler.
Akaydın başkan bu sözlerinle demek istiyor ki, ?Beni göreve geldim geleli bazı gazeteciler acımasızca eleştiriyordu. Ama zamanla o eleştirilerinde haksız olduklarını anladılar ve şu sıralar kafalarını kuma gömdüler.?
Bu anlamda değil mi?
Acaba, ?Seçimden sonra mesnetsizce eleştiride bulunanlar, gün geçtikce Antalya?ya yapmaya başladığımız hizmetlerden dolayı rezil müsva oldular ve mecburen eleştiriden vazgeçtiler? manası da çıkartıla bilinir mi?
Neden olmasın?
Öncelikle yüzdeye vurulmaya kalkılsa, Mustafa Akaydın?ı Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği günden bu yana, en fazla eleştirenlerin arasında ilk sırada yer alacağım kesin.
Peki ama neden eleştirme gereği duyduk ki?
?Merak etme genç kardeşim. Antalya senin kentin olacak. En az 4 üniversite daha açılmasını sağlayacağım. Öğrenci sayısını dört yılda üçe katlayacağım? vaatlerini veren kimdi?
?Merak etme sevgili büyüklerimiz. Antalya üçüncü yaş grubu için ideal kent olacak. Semtlerde, yaşlıların buluşup sohbet edebilecekleri dinlenme merkezleri kurulacak? diyen kimdi?
?Merak etme kız kardeşim. Yarım elma gönül alma projesiyle yarım gün (part-time) çalışarak ekmeğini kazanacak, sigortalı olacaksın? umutları dağıtan kimdi?
Paki ya, ?Sağlık eğitimi ve gezici laboratuar hizmeti verilecek. Tedavi ve ücretsiz ilaç tedarik hizmeti? vaatlerini sunan kimdi?
?Yolun açık olsun projesiyle ulaşım sorunu çözülecek? deyipte, Esnafı da, ?Bereketli olsun? projesiyle işine bereket getirecek laflarıyla seçim öncesi kapı kapı gezip oy isteyen kimdi?
?ANTALYA ENGEL TANIMIYOR? naraları atıp, seçildikten sonraki ilk işi inşaat halindeki Engelliler merkezini kaldıran kim oldu?
Polisler için, ?Karakolların civarında spor ve park alanları kurulacak. Karakollara gelir amacıyla halı saha gibi spor tesisleri inşa edilecek. Bu tesislerin geliri karakolların döner sermayesine aktarılacak? sözünü veren kimdi?
?Antkart, rant kart olmaktan çıkacak? deyip, 1 yıldır sadece ANT ibaresini kaldırıp, HLAK ibaresini koymaktan başka bir şey yapmayıp, 1 yıldır vatandaşa resmen ulaşım eziyeti çektiren kimdi arkadaş, kim?
Daha sayalım mı?
Tüm bunların takipçisi olmak adına, ?Söz verdin oy aldın. Şimdi o sözlerini tutma zamanı? dediğimiz için mi, acımasızca eleştirenler kategorisine katılıyoruz acaba?
Yoksa, ?Tutamayacağın sözü verme? dediğimizden mi?
Tüm bunları derken, hiçbir beklenti içerisinde olmamanın verdiği gururla, Antalya cadde ve sokaklarında dimdik ve onurlu şekilde dolaştığımız için mi, adımıza ?Acımasızca? konmaya kalkılıyor?
Dün dediğini bugün inkar eden, binlerce işsize iş sözü verip, kendisine yakın olanları belediye çatısı altında toplayanları hiç çekinmeden eleştiren bizdik. Eleştirme gereği duyduğumuz anda aynı çizgimizi sürdüreceğimizden de kimsenin şüphesi olmasın.
?Lokum gibi adamım? sözüne gelince.
Çocukken lokumu çok severdim. Evimizin karşısında da, Denizli Tavaslı Mehmet Amca?nın lokum hanesi, yani lokum üretim yeri vardı. Sık sık oraya gider, her gidişimizde, Mehmet amca bize lokum ikram ederdi. Akşam olduğunda bazen çok lokum yediğimizden olacak, karnımız ağrırdı.
Ama artık lokum yemiyorum.
Şükürler olsun karnım da hiç ağrımıyor.