İçerisinde Antalyaspor sevgisi taşıyan herkese sempatiyle bakmışımdır.
“Yoldaşım” olduklarından dolayı.
İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cem Oğuz, çocukluğundan beri Kırmızı-Beyazlı renklere resmen âşıktır.
Eskiden tam bir Antalyaspor fanatiğiydi.
Şimdileri ise bilemiyorum.
“Bilemiyorum” diyorum, zira benim bildiğim en az 3 yıldır Antalya’daki İnşaat Mühendisleri’nin sorunlarıyla ilgilenmek yada Antalya gündeminin en önemli konularının başında gelen inşaatların depreme dayanıklılığı hali meselelerinden çok, stadyumun yapılacağı yeri kaşımaktan başka kılını kıpırdattığı yok.
Bana göre belli ki, şahsının siyasi geleceğine yatırım yapıyor.
Belki 2013 Ekim’indeki yerel seçimlerde her hangi bir belediyeye aday olmaya hazırlanıyor.
Belki de Belediye Meclis Üyeliğine.
Milletvekilliğine de olamaz mı?
Bizimkisi sadece bir varsayımdan ibaret.
Ancak görünen köy kılavuz ister mi?
İnsanoğlunun gönlünden neler geçmez ki?
İMO Başkanı Cem Oğuz, “Yanılıyorsun. Hiç birisi” cevabını verebilir mi, veremez mi?
“50 Bin Meltem’liye 100. Yıl’a stadyum yapılsın mı, yapılmasın mı diye soracağım. Anketin sonuçlarını da kamuoyuna açıklayacağım” diyor.
Sormasına gerek var mı?
Kim evinin önüne bırakın stadyum yapılmasını, tedaşın elektrik direği dikmesine razı gelir?
Bence elektriği olmayanlar.
Üç yıl önce aynı İMO Başkanı Cem Oğuz Antalya’da bir kampanya başlattı. Adına da, “Stadyumumu istiyorum” koydu.
Sanal alemden büyük olumlu tepki aldı.
“İMO Başkanı bu kentin stadyumu olmaması olayının üzerine gidiyor” dedirtti.
Sonra ne oldu?
Derin sessizliğe büründü.
O sessizlik sadece stadyum konusundaydı. İnşaat sektörü ile ilgili olmayan konulara bile parmak attı ama stadyumu raflarına kaldırdı.
Ne zaman Hükümet Antalya’nın önemli eksiğinin giderileceğini ve stadyumunda 100. Yıl’a yapılacağını açıkladı, Cem Oğuz sahne aldı.
Muhalefet Parti Milletvekili ve Belediye Başkanlarını gölgede bırakırcasına her gün bir başka gazete yada TV’de demeçleri çıkmaya başladı.
“Stadyum 100. Yıl’a yapılamaz, Dokuma’ya yapılmalı” beyanatları.
“Dokuma olmazsa Karayolları olabilir” alternatif çıkışlar.
Sanki stadyum ile ilgili kendisinden icazet isteyen olmuş gibi.
Ve ardından AVM’ler..
Akvaryum..
Batı Çevre Yolu..
Önemli olan sıcak gündeme oturuyor olmak değil mi?
Cem Oğuz, “Ben bir STK Başkanı olarak görev ve sorumluluklarımı biliyorum. Ne yapıyorsam, öncelikle Meslek komitem dâhilindeki meslektaşlarımın menfaati ve aynı zamanda bu kent için yapıyorum. Gelecek açısından da hiçbir siyasi beklentim yok. Siyasete girmeyi kesinlikle düşünmüyorum” diyebilir mi?
Şahsi görüşüm, ilk iki bölümlük kısmı, yani, “Meslek komitemin menfaati, doğup, büyüdüğüm kentin geleceği” olaylarını der.
Ancak.,
Siyasete girip-girmeme konusuna değinmez.
Çünkü her sözü etrafa siyasi beklenti kokusu yayıyor da ondan.
Belki benim burnum yanlış koku alıyordur!.
Olamaz mı?
Eğer ki öyleyse, kokunun yanlış alınıp, alınmadığını Cem Oğuz belirleyecektir.
“Hayır arkadaş. Ben siyasi geleceğime yatırım çabaları içerisinde değilim. Yanılıyorsun. Siyasete girmeyi yada ileride siyaset yapmayı kesinlikle düşünmüyorum. Sen bir KBB uzmanına git de, burnunu göster istersen” der ise eğer.,
Burnum adına şahsına, “pardon” deyip, anında KBB uzmanına gitmezsem burunsuz kalayım.