Hasan Subaşı yazı yazmış..
İktidarı, muhalefeti ve bakış açılarını ele aldığı yazısında, ?şoktalar, ben de şoktayım? demiş..
Oysa..
Çook uzaklara bakmasına gerek yok..
Bir zamanlar yönettiği Büyükşehir?in bugünkü meclis toplantıları daha büyük ?şok? yaratıyor..
?
Pazartesi günü yapılan Büyükşehir meclis toplantısı..
Üç önemli konu var:
1-Karacaören?den Antalya?ya su getirilmesi..
2-Deniz Fırat Budak?ın ?görevini kötüye kullandığı? iddiası..
3-Çevre Planı, Nazım İmar Planı..
Aslında..
Mecliste görüşülen 46 maddenin çoğunu oluşturan bir de ?imar tadilatları? gibi, hepsinden daha önemli bir konu da var..
Ama..
Yukarıdaki üç konu öne çıkarılıp, bu ?tadilatlar? gözden uzak tutuldu..
Bu tadilatlar ile kimlere ne gibi ?kıyaklar? sağlandı, onu henüz bilmiyorum..
Planları iptal edilmiş bir kentte bu kadar çok ?tadilat? yapılması ne kadar doğru, onun takdirini de sizlere bırakıyorum..
?
Neyse..
Biz mecliste ?şok? etkisi yapan diyaloglara dönelim..
?
Ak Partili Yaşar Tabur konuşuyor:
?Karacaören suyunu incelettim..
Temiz değil, temizlenmesi de mümkün değil..
Değil içmek, bu suyla elimi bile yıkamam..?
Akaydın?dan cevap:
?Ben tıp adamıyım..
Antalya halkına kirli su içirmem..
Projeyi Bakan Veysel Eroğlu da destekliyor..?
Yani..
?Yapacağım? demiyor..
?Yapmayacağım? da demiyor..
Su kirli mi temiz mi, onu hiç söylemiyor..
?
Tabur, Muratpaşa ve Büyükşehir Meclis üyesi Deniz Fırat Budak?ı gündeme getiriyor..
?Budak?ın eşinin ve baldızının ortak olduğu bir şirketin bu belediyelerle iş yapması yasalara aykırıdır? diyor..
Buna kimin cevap vermesi gerekir?
Deniz Fırat Budak?ın..
Ama..
Fırat?tan önce Akaydın atılıyor:
?Şirketle yapılan işler yasaldır..
Yanlış bir şey varsa Savcılığa suç duyurusu yaparsınız..?
?
Akaydın?ın bu telaşı niye acaba?
Biraz hatırlayalım..
100. Yıl konusunda mahkemelik..
Rakı-ayran ilanı dolayısıyla mahkemelik..
Antkart konusunda mahkemelik..
5018 sayılı yasanın 34. maddesine uygun ödeme yapmadığı için suçlanıyor..
Halkkart konusunda mahkemelik..
Şimdi bunlara bir de ?Budak? olayı ekleniyor..
Bunların hiçbiri ?basit? işler değil..
Ama biliyor ki..
Türkiye?de dava süreci oldukça uzun..
Sonu ne olacak belli değil..
Budak için suç duyurusu yapılsa..
Bunun 5-6 yıl süreceğini biliyor..
O zamana kadar bu köprünün altından çok su akar..
Bu nedenle de Tabur?a diyor ki:
?Yanlış bir şey varsa Savcılığa suç duyurusu yaparsınız..?
Oysa..
5393 Sayılı Belediye Kanunu?nun ??meclis üyeleri görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle, belediye ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz? diyen 28. maddesini o da biliyor..
Buna rağmen Budak?ı savunması, kendisini de ?suçlu? durumuna sokuyor..
?
Ah sevgili Subaşı..
Uzaklara bakıp şoka girme..
Oradakiler şokta da, buradakiler kendinde mi?