Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı koridorları.. Başkan Mustafa Akaydın?ın eşi Günseli Akaydın, odalar arasında teftiş yapıyor. Tarih 01 Aralık 2010.. Yani dün.. Saat 14.00 civarı..
 Günseli hanım, bir Genel Sekreter Yardımcısı?nın odasından çıkıyor. O sırada koridorda Gerçek Gazetesi nden Adnan Çoban ile Akdeniz Manşet ten Şükrü Ağırman ile karşılaşıyor. Çoban ile bir süre sohbet ettikten sonra, Ağırman a dönüp, ?Simanız yabancı gelmedi?? diye soruyor. ?Ben Şükrü Ağırman? yanıtını alınca da, ?Bu yüzle mi buradasın?? deyiveriyor. Böyle itici bir cümle kurmuş olmasının nedeni, Ağırman ın o anda Günseli hanımın yanında bulunan bayan bir Daire Başkanı hakkında yaptığı haberler. Zaman zaman belediye aleyhinde hazırladığı haberler.
 Günseli hanıma bu yakışıksız tavır yetmiyor. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra bir belediye yetkilisi Şükrü Ağırman ın yanına gelip, ?Artık seni burada görmek istemiyoruz. Gelme kardeşim? diyor. Bu çıkışın nedeni, bir başka belediye yöneticisinin itirafı ile ortaya çıkıyor. Çünkü; Ağırman ile karşılaştıktan sonra tıngır, mıngır başkanlık odası katına çıkan Günseli hanım, burada bazı belediye yetkililerini haşlayıp, ?Bu gazetecinin belediyede ne işi var? Gelmesine izin vermeyin kardeşim? diyor.
 Sevgili Antalyalılar!..
 Cahilliğimi affedin. Sizler sandık başına gidince, Mustafa Akaydın ı Belediye Başkanı seçerken, hanımına da ?Çiftliği Yönetme Yetkisi? verdiniz. Bunu bilemedim. Bir insanı başkan seçerken, aslında eşine başkanlık yetkisi verildiğini bilmiyordum. Günseli hanım sayesinde öğrenmiştim. Dün bir kez daha yaşadım. Her seferinde bu hanımın yaptıklarına şaşıyorum ama ne edeyim. Ben cahilim. Ben bilgisizim. Meğer oy pusulasının ön yüzünde CHP adayı olarak Mustafa Akaydın yazarken, arka kısmında da ?Asıl yetkili? olarak Günseli Akaydın yazarmış.. Bilemedim.
 Ey Antalyalılar!..
 İyi yaptınız, hoş ettiniz de, bu hanımı seçerken ?Kamusal bir alan?da yönetici olacağını neden söylemediniz. Orası ?Hanımın çiftliği? değilki!.. Bakın belediye binasını, babasının evi sanıyor. Orası, millet adına işini yapan gazetecilere değil eşinin, başkanın bile bu tür yakışıksız hareketlerde bulunmaması gereken bir makamdır. Bunu neden belirtmediniz. Bu konuda neden uyarmadınız.
 Sevgili Günseli Akaydın!..
 Bir tarihte size ?Günseli anne? diye seslenmiştim. Ancak artık benim annem değilsiniz. Çünkü benim annem bir Anadolu kadınıdır. Nerede, ne zaman, ne yapması gerektiğini bilir. Bir insan bu kadar kısa zamanda, 180 derece döner mi? Bir insan bu kadar kısa sürede, seçim öncesi ve seçimden kısa bir süre sonra verdiği imaj ile bu kadar ters düşer mi?
 Vallahi bizi şok ettiniz!..
 Billahi bizi çok şaşırttınız!..
 ?Bekleyin. Sürprizler yakında ortaya çıkar. Bu belediyeyi Günseli hanım yönetir? iddialarını yüzlerce kez ispat ettiniz. Dün bunun bir örneğini daha yaşattınız.
 Ama bir şeyi unuttunuz!..
 Siz o binayı, babanızın malı sanıyor olabilirsiniz. Ancak biz öyle olmadığını biliyoruz. Bu nedenle, iki lafınınız üzerine uzak duracağımızı sanarak büyük bir yanılgı içerisindesiniz. İsterseniz bir de Güvenlik ten sorumlu belediye yetkililerine söyleyin. Bizleri kapıda silahla karşılasınlar. Bakalım nasıl bir sonuç alacaksınız?
 Çok şey yazardım ama terbiyem bu kadarına müsaade ediyor.