Antalya kenti ile özdeşleşip, yaşadığı Antalya şehri için resmen yanıp tutuşan çok eski bir tanıdığım e-mail atmış.
Kendileri, savcının girişimleri sonucunda yıkılan geçtiğimiz günlerde de yakılan yada yangın çıkan Dedeman Su Parkı ile ilgili bir takım konuları paylaşmış.
Tabi paylaşımlarının arısına bize de, birkaç iğne bile bırakmış.
Canı sağ olsun.
İşte yazısı;
“Sayın Vedat Gürhan.
Dedeman Su Parkı ile ilgili son gelişmeleri sanırım biliyor ve yakinen takip ediyorsun.
15 Yıldan beri ücretsiz giremediğimiz bizlere ait bu su parkında ne oldu da yıkım başladı?
Acaba kaçak işgal olduğunu 15 yıl sonra mı anladılar?
Bu kadar sene buranın rantı nereye gitti?
Buna kimler göz yumdu?
Dedeman otel alanı Dedeman’a ait tapulu alan. Yanında su parkı olarak demir parmaklıklarla çevirip rant elde edilen alan ise halka ait planlı park alanı.
Söz konusu alan madem ki planlı ve halkındı, 15 yıldır o plan neden hayata geçirilemedi?
Niçin 15 yıl süresince rant elde edilmesine göz yumuldu?
İlla ki bir savcının ortaya çıkıp, “Dur” denmesi niçin beklendi?
Şimdi bu alan maalesef yeni oyunlara aday.
Bambus plajı da belediye ile vatandaş hisseli. Yeni bir plan yapılması gerekir. Zaten şu an da yasalara uygun değil.
Daha anlatacaklarım var ama senin ve diğer arkadaşlarımın hoşuna gitmez. Hepsi konulara siyasi bakıyor ve görmek istemiyor. Ondan sonra da çıkıp bağırıyor. Türkiye laiktir laik kalacak.”
Bence de Türkiye laiktir laik kalacaktır da, Dedeman Su Parkı ile ilgili ismi bende saklı ağabeyimin, “Daha anlatacaklarım var ama senin ve diğer arkadaşlarımın hoşuna gitmez” sözüne anlam verebilmiş değilim.
Zira hem bana inanıp, güvendiğinden bu hassas bilgileri aktarıyor, hem de anlatacaklarından hoşuma gitmeyeceğini söylüyor.
Tezat gibi geldi.
Ancak.,
Dedeman Su Parkı alanının Muratpaşa Belediyesi’nin değil, halkın olduğunu öğrenmek gerçekten sevindirici bir durum. Zira bir çok kişi bunu bilmiyor ve oraya bu saatten sonra yapılması gereken şey, halkın yararlanabileceği donatı alanları olacaktır yada olmalıdır da ondan.
Peki ama halk yararlanacak diye, cafeler, balık restoranları, meyhaneler mi yapılacak?
Antalya yıllardır peşkeş çekile çekile artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Bu saatten sonra da, Antalyalı peşkeş görmeye asla dayanamaz.
Birilerinde peşkeş çekme cesaretinin varlığı hala devam ediyorsa, bilerek kendi ayağına sıkanı kimse de engelleyemez.
Tabi bir de Manavoğlu Parkı’nın durumu var.