Geçtiğimiz günlerde ara sıra uğrayıp, kafa dağıttığım bir mekandaydım. Yeri Konyaaltı sahilinde olan bu mekanda otururken, iki saat içerisinde belki de yüzlerce ağır tonajlı araç geçtiğine şahit oldum. Bu araçların geçişi sırasında, yıllar sonra geçişine izin verenlere de edilmedik laf kalmadığını duydum. Vatandaşın isyan adresi, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili Mustafa Akaydın?dı.
 Halkın gözünde suçlu, Akaydın. Çünkü; Bu araçların sahilden geçiş izni veren UKOME?nin başında Akaydın var. Gerçi UKOME sadece belediye görevlilerinden oluşmuyor. Farklı kurumlardan temsilciler de var. Ancak millet bunu bilmiyor. Milletin bilmediği bir başka meselede, ağır tonajlı araçların geçtiği yeni Kemer yolu sakinlerinin de isyan edip, ?Bizde rahatsız oluyoruz? demeleri. Yani başkan Akaydın?ın iki arada, bir derede kalmış olması.
 Belediye başkanlığı yapmanın ne kadar zor bir iş olduğu bu noktada bir kez daha önümüze çıkıyor. ?Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal? durumu yaşanıyor. Ancak bu meselede tek bir çözüm var. O da, sahil yolundan ağır tonajlı araçlara geçiş izni verilmemesi. Çünkü; Onbinlerce Antalyalı bu sahilden faydalanıyor. Turistleri de hesaba kattığınız zaman, durumun ne kadar ciddi olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle haftasonları bu bölgede inanılmaz bir trafik akışı ile birlikte, yaya geçişi yaşanıyor.
 Sahil yolundaki onlarca turistik amaçlı tesis, otel ve işletmeleri düşündüğünüz zaman, bu kararın ne kadar yanlış olduğu bir kez daha karşımıza çıkıyor. Anladığım kadarıyla bunun yanlış bir karar olduğunu Akaydın?da görüyor. Ancak ifade ettiğim nedenlerden dolayı ne yapacağını şaşırmış bir durum yaşıyor.
 Maalesef şaşırmış olmak, onu halkın gözünde suçlu olmaktan kurtarmıyor. Sahildeki vatandaşların büyük tepkisini çekiyor. Birileri de özellikle bu meseleyi kullanıp, aleyhinde propaganda yapıyor. Üstelik bu birileri çok da uzağında olan kişiler değil.
Benim görevim bir gazeteci olarak bunu duyurmak. Halkın isyanını dile getirirken, başkanı da uyarmak. Bence yapması gereken eski duruma dönülmesini sağlamaktır. Yoksa her geçen gün onu bu bölgede daha da zor durumda bırakacaktır. ?Bu konu ile ilgili karar mercii UKOME?dir? demek, başkanı suçlu pozisyonundan kurtarmaz. Tam tersine suçu üstlenmiş olmasını sağlar.
Dün bir açıklamasını okudum. Bu mesele ile ilgili UKOME?yi bir kez daha toplayıp, enine boyuna tartışılmasını isteyecek. Bunu yaparken, uyarımı dikkate almalıdır. Burada eksi puanın kendisine yazıldığını UKOME yetkililerine anlatmalı ve bir çözüm bulunmasını istemelidir. Benim bulabildiğim tek çözüm, eskiye dönüştür. Kuşkusuz riskleri vardır ancak bu risk, şu anki durumdan daha fazla değildir. Başkanlık dediğinde kimi zamanlarda iki riskli durumun, az olanını seçebilmektir. Herkesi memnun edebilmek mümkün değildir.