Kendilerini “sosyal demokrat” olarak tanımlayan bir kesim var..
CHP’li olduklarını söylerler..
Ak Parti’ye ve Ak Partili olanlara çok kızarlar..
İşte bu kesimin içinden –tarafsız görünme gayreti içinde olanlardan- bazıları..
Suya yapılan son zammı eleştiriyor..
Diyor ki:
“Bu zam Akaydın’a hiç yakışmadı..
Hem halkçı ve sosyal demokrat olacaksın, hem de insanların en önemli yaşam kaynağı olan suya zam yapacaksın..
Olmadı..
Halkçıyım diyen biri, dediğiyle ters düştü..”

Anlaşılan o ki..
Suya yapılan bu son zam, CHP’lileri çok şaşırtmış..
Ama..
Beni hiç şaşırtmıyor..
Çünkü..
Ben, Akaydın’ın CHP’lilikle, sosyal demokratlıkla, halkçılıkla uzaktan yakından hiçbir alakası olmadığını çok iyi biliyorum..
Hatta..
Sadece Antalya halkının değil, “İNSAN”ın Akaydın için bir şey ifade ettiğini hiç sanmıyorum..
Rektörken de böyleydi, şimdi de böyle..
Ve..
Bunun örneklerini herkes her gün görüyor..

Suya zam yapılmalı mıydı?
Gerekiyorsa evet, elbette yapılmalı..
Ama..
Yapılan zam, özellikle “dar gelirli” olanları düşünerek yapılmalı..
Suya zam yaparken sen “kademeli tarife”yi kaldırıyorsan..
Dar gelirliye yükü bindiriyorsun, durumu daha iyi olanların sırtından indiriyorsun demektir..
20 tondan daha fazla su kullanımını kim yapar?
Daha çok, su kullanarak iş yapıp bundan para kazananlar..
Yani..
Ekonomik durumu biraz daha iyi durumda olanlar..
İkinci ve üçüncü kademelere makul bir zam yapıp, dar gelirli vatandaşa (4.5 lira bile olsa) yük bindirmesen olmaz mıydı?
Elbette olurdu..
Ama..
Akaydın bu..
Zammı herkese yapar, sonra da çıkar, “yahu bir damacana su parası bile değil” diyerek anlamsız bir şekilde yaptığı zammı savunur..
Yerseniz..