Bu ülke insanının kaderidir kazandığıyla geçinemesen de, sürünmeden yaşama koşulları.
Hep gelen gideni arattırmıştır ancak, bir de hayatın gerçekleri var.
Benzine zam.
Tütün ürünlerine zam.
Alkol’e zam.
Ekmeğe zam.
Makarnaya, ete, süte, tüp gaza, kısacası her şeye zam, zam, zam.
ÖTV’ye ise tavan.
Ülkem insanı akaryakıta zam yapıldıktan sonra insan yaşamındaki her türlü mamüle zam geleceğini biliyor ve artık alışkanlıktan mıdır nedir, kimsenin o zamları tınladığı yok.
Zihniyet, “Her ne olursa olsun günü nasıl kurtarırım” zihniyetinden olsa gerek.
Her geçtiğimiz gün ekonomik açıdan zorlaşan hayat koşullarını bir an olsun unutmak adına, rakının dibine vurmaya kalkıyorsun, bir şişe rakı olmuş 45 TL. Hesaplamaya kalksan asgari ücretlinin 2 günlük maaşı.
Yanında da bir cigara tüttürmek istesen, paketi 10 TL olmuş.
Hoş; ABD emperyalizmine karşı yıllarca mücadele vermiş, mesailer harcamış ve tüm bunları, “Onurlu ve gururlu uğraş” olarak görmüşse de, bizim Hüsnü Şahin bile ABD markası Marlboro tütünüyle, her ne kadar yine ABD patentli Yeni Rakı içiyor olsa da, Antalya’nın Topkapı yada Abbas rakısını bile bulamayanlar var.
Dünün emperyalizm karşıtı Hüsnü Şahin, bugünün ABD patentli tütününü üfleyip ve yine ABD patentli yeni rakısını tüketiyor olsa da, nihayet Topkapı’da karar kılmış ve benim diyen milliyetçiye örnek teşkil ediyor.
Zamdan çıktık, Hüsnü Şahin durağında durduk.
Ben Antalya Büyükşehir Belediyesi durağında ineceğim.
Bilindiği üzere Büyükşehir Belediyesi Antalyalının suyuna yüzde 20 zam yaptı.
Normal şartlarda o zam olayına, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dememiz gerekmiyor mu?
“Sen değilmisin ki 29 Mart 2009’daki yerel seçimler öncesi seçim çalışmalarında sürekli, “Bedava elektrik, herkese iş. Merak etme hemşerim içtiğin suyuna zam asla olmayacak diyen” dememiz mi gerekiyor?
ASAT Genel Kurulu’nda suya yüzde 20 zam kararı çıkmış olsa da, alınan bir başka kararı da göz ardı edebilmek mümkün değil. O da 25 ton üstüne ikinci tarife uygulamasının kaldırılması.
Bana göre, bir insanın kültürü kullandığı su miktarından geçer.
Suyu çok kullanmak, kişinin medeniyeti anlamını da taşır.
O halde.
Düne kadar kullanılan 25 tonun üzerindeki su miktarını katlamalı olarak ödeyen vatandaşlar, bundan sonra böyle bir uygulamayla karşılaşmayacak.
Kim her hangi bir zam olayını savunur ki?
Bırakın savunmasını, zam için hesap sormamak abesi iştigal. Ama ortada bir de gerçek var.
Antalya açısından o gerçek, yıllardır bu kentin yaşayanları, elektrik ile üretilen suyu kullanıyor.
Elektriğe yapılmış yüzde 22 zam.
O zaman yiğidi öldüreceksen, hakkını da vereceksin.
Antalyalının içtiği suya yapılan yüzde 20’lik fiyat artışının nedeni, zammı yapanları mecbur bıraktığı apaçık ortadadır.
Bir kilovat elektrik mi kullandın, kullandığın kadar da TRT payı, kaçak elektrik kullananların faturası ne bileyim daha say sayabildiğin çeşitlerde de haksız ödemelere maruz kalınıyor.
Kim bunun hesabını soruyor?
Gerçekleri mezarda mı söyleyeceğiz?
Güncel
Asayiş
Antalya
İlçeler
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi
Antalya'da elektrik kesintileri: 18 Ağustos