Son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar, yalnızca çevreye atıldığında değil, fark edilmeden kullanıldığında da ciddi tehlikeler barındırıyor. Evlerde uzun süre saklanan, tarihi kontrol edilmeyen ilaçlar; yanlış tedavilere, beklenmeyen yan etkilere ve çevresel kirliliğe yol açabiliyor. İlaçların üzerinde yer alan son kullanma tarihleri, ilacın güvenli ve etkili olduğu süreyi gösteriyor. Bu tarihin aşılmasıyla birlikte ilaçların kimyasal yapısı değişebiliyor, etkin maddesi azalıyor ya da tamamen etkisiz hale geliyor. Bazı durumlarda ise bu değişim, ilacı faydasız olmanın ötesinde zararlı hale getirebiliyor. Özellikle antibiyotiklerin son kullanma tarihi geçtikten sonra kullanılması, tedavinin işe yaramamasına neden olurken, hastalığın ilerlemesine yol açabiliyor. Ağrı kesiciler, şuruplar ve hormon içerikli ilaçlar ise bozulma sonucu vücutta beklenmeyen tepkilere sebep olabiliyor. Görünümü değişmiş, rengi koyulaşmış veya kokusu farklılaşmış ilaçlar, riskin arttığına işaret ediyor.

‘Sağlığınızı koruyun’

Emeklilerin ‘zam’ isyanı: ‘Kaynak yok sözü koca bir yalandır’
Emeklilerin ‘zam’ isyanı: ‘Kaynak yok sözü koca bir yalandır’
İçeriği Görüntüle

Son kullanma tarihi geçmiş ilaçların çöpe atılması da ayrı bir sorun oluşturuyor. Evsel atıklarla birlikte doğaya karışan ilaçlar, toprak ve su kaynaklarını kirletiyor. Lavaboya dökülen sıvı ilaçlar ise arıtma tesislerinde tamamen temizlenemediği için nehirlere ve denizlere ulaşıyor. Bu süreç, gıda zinciri yoluyla dolaylı olarak insanlara geri dönebiliyor. Evlerde düzenli olarak ilaç dolaplarının kontrol edilmemesi, bu riskleri artırıyor. Tarihi geçen ilaçlar çoğu zaman fark edilmeden saklanmaya devam ediyor ve ihtiyaç anında kullanılabiliyor. Bu durum, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için daha büyük tehlike oluşturuyor. Son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar, hem kullanıldığında hem de yanlış şekilde imha edildiğinde ciddi sonuçlar doğuruyor. İlaçların güvenli kullanımı kadar, son kullanım tarihlerinin düzenli kontrol edilmesi de büyük önem taşıyor. Evlerdeki ilaç dolaplarının belirli aralıklarla gözden geçirilmesi, hem bireysel sağlığın hem de çevrenin korunması açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Esra ALTUNKES