Antalyaspor’un Ziraat Türkiye Kupası maçında oynadığı Trabzonspor karşılaşmasını çıplak gözle izlemek için Trabzon’a gittik.
Yönetim, teknik heyet, futbolcu, medya ve taraftar aynı uçukta yolculuk yaptı. Zorlu maç öncesi herkes umutluydu. Ancak bu umutlar 90 dakika sonunda bitti.
Maç öncesi yaşanan talihsizliklerin Antalyasporlu futbolcuları etkilediğini düşünüyorum. Kafileyi taşıyan uçak hava muhalefeti nedeniyle Samsun’un Çarşamba ilçesine iniş yaptı. Buradan Trabzon’a karayoluyla giden kafile 10 saati aşkın bir süreyi yollarda geçirdi. Haliyle yorucu oldu.
Maçın başlamasına yarım saat kala yağan şiddetli yağmur da saha koşullarını ağırlaştırınca Antalyaspor açısından istenmeyen bir sonuç çıktı. Ancak tüm bunlara rağmen yarı final vizesinin Trabzon’da değil, Eskişehir’de kaybedildiğini düşünüyorum. 10 kişi karşısında 1-0 öne geçmesine rağmen maçı veren kırmızı-beyazlı takım, umutlarını bana göre o zaman kaybetmişti. “Kendi düşen ağlamaz” da denilebilir.
Her şeye rağmen takımın iyi mücadele ettiğini düşünüyorum. Bütün olumsuzluklara rağmen sahadan galip ayrılabilirdi. Final paslarını iyi değerlendiremeyen Antalyaspor, sergilediği oyunla beni Gaziantepspor maçı öncesi umutlandırdı. Trabzon’daki oyununu devam ettirmesi halinde son haftaların flaş ekibi Gaziantepspor’u eli boş göndereceğini düşünüyorum.

++++++++++++++++

Tarihimize sahip çıkalım
Trabzon’a maçtan bir gün önce gittiğimiz için bazı tarihi ve turistik yerleri gezme şansı da bulduk.
Rehberimiz bir Trabzonlu olunca doğal olarak rotayı ilk olarak Trabzonspor Müzesi’ne çevirdi. “Doğal olarak” diyorum zira kentte yaşayan herkes Trabzonspor ile yatıyor, Trabzonspor ile kalkıyor.
İki katlı olan müze Trabzonspor’un başarılarını sergiliyor. Bir zamanlar bir Anadolu takımının neler başardığına tanık olunca iç geçirmedik değil. Yıllar sonra Bursaspor’un da şampiyon olmasıyla “Acaba” soruları yoğunlaştı kafamda. Ancak bunun kolay olmadığını iyi biliyorum. Zira şampiyon olan iki Anadolu takımına baktığınızda kentin büyük destek verdiğini görürsünüz. Trabzon ve Bursa’da neredeyse başka takım tutulmaz. Tutsalar bile mutlaka kendi memleketlerine sahip çıkarlar. Bunu kimi zaman maça giderek, kimi zaman kombine bilet alarak, kimi zaman dua ederek yaparlar. Takım sevgisini iliklerine kadar hisseden Trabzon ile Bursa adeta devrim yaparak bunu başarmışlar.
İki takıma baktığınızda tarihine sahip çıktığını da görürsünüz. İşte Trabzonspor müzesi buna bir örnek. Bine yakın kupa ve madalya müzede sergileniyor. Günde yüzlerce ziyaretçi müzeyi gezme şansı buluyor. Geçmişiyle buluşan bu ziyaretçilerin haliyle takımlarına olan sevgisi bir kat daha artıyor. Müze ziyaretinde “Antalyaspor neden yapamazsın” diye geçirdim içimden. Birçoğumuz geçmişte alınan kupaların depolarda, ayakaltında olduğunu gördük, biliyoruz. Geçmişi Trabzonspor’dan daha eski olan Antalyaspor yönetimine buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin tarihimize sahip çıkalım ve biz de bir müze kuralım. Bunu yaparsak inanın bana Antalyaspor bilinci artar. Takım sevgisi ve bilinci artınca daha güçlü bir camia oluruz. Sonrası ise çorap söküğü gibi gelir.