Pazar günü spor programlarını izlemek için geçtim televizyonun başına.
Açık söylemek gerekirse TRT’nin programlarını izlemeyi tercih ediyorum.
Neden?
Çünkü dedikodu değil de futbol konuşuluyor. Ayrıca seviyeli spor programları yapılıyor.
Ancak, TRT’nin aşırıya kaçtığını belirtmekte de yarar var.
Nasıl mı?
Aynı gün ve saatte TRT’nin birkaç kanalında spor programlarının yapılması bana göre hoş değil.
TRT 1’deki spor programında Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan derbi maçı tartışılıyor. Eski futbolcu Hakan Ünsal maç ile ilgili değerlendirme yapıyor.
TRT 3’te ise yine aynı konu. Yani derbi maçı masaya yatırılmış. Buradaki yorumcu ise yine eski bir futbolcu olan Tümer Metin.
Kanal değiştiriyorum. Bu sefer TRT Türk’e odaklanıyorum. Ne ilginçtir burada da Fenerbahçe-Beşiktaş maçı konuşuluyor. Ve yine bu kanalda eski bir futbolcu. İlhan Mansız.
Sizce de bu kadarı fazla değil mi?
Eski futbolculara para kazandırmak için mi bu programlar yapılıyor?
Peki, bu beni niye rahatsız etti?
Yorumcuların parası cebimizden çıktığı için rahatsız etti tabiî ki.
Her ay ödediğimiz elektrik faturalarında TRT’ye katkı payı adı altında bizden para kesiliyor. Bu para hiçbirimizin rızası ve onayı alınmadan kesiliyor. Sonra da geçmişte milyon dolarlar kazanan, şu anki servetleriyle dudak uçuklatan çokbilmiş yorumculara! veriliyor. Dolayısıyla bu beni rahatsız ediyor.
Hakan Şükür de futbolu bıraktıktan sonra TRT’de yorumculuk yapmıştı. Aldığı ücreti de hepiniz aşağı yukarı hatırlıyorsunuz değil mi? Maddiyatın dışında manevi olarak da ödüllendirilmişti Hakan Şükür. Eski futbolcu şimdi milletvekili.
Kaçımız bizden zorla alınan ve yine bizim rızamız olmadan eski futbolculara verilen bu parayı helal ediyor. İnanın bana çok azımız bu olayı tasvip ediyor. İlginçtir TRT yetkilileri de bu rahatsızlığımızı biliyor. Ancak nedense yine bildiğini okuyor.
Antalya
Asayiş
Spor
Güncel
İlçeler