Şehirlerarası ulaşım sorunumu 1993 yılından bu yana ya kendi özel aracımla halleder, yada hava yolunu tercih ederim. Bu nedenledir ki, şimdiki otogardan düne kadar sadece gelen yolcuyu karşılar, ara sıra otobüs tercih edenleri bırakmak dışında otogara yolum pek düşmez.
1993 yılına kadar dedik de, o tarihe kadar Antalyaspor?u takip ederken sürekli otobüsle gidip, gelmek zorundaydık. Eskiden yollar bu kadar geniş ve düzgün değildi. Hele Menemen, Turgutlu ve Salihli yollarında şoförlüğün adı gerçek manada cambazlıktı.
Antalyaspor 1993 yılında 1.Lig?e çıktığından itibaren, uçak olan yerlere uçakla, olmayan yerlere ise özel aracımızla gidip, geldik. O tarihten sonra da otobüsle ulaşım defterini kapatmış olduk.
Geçtiğimiz günlerde Elin Sude hanım ve annesini yolcu etmek üzere otogara bırakmaya gittim. Aracın dörtlülerini yakıp, giriş kapısından içeriye girdiğim an, ?Aracınızı çekin hemen. Oraya bırakamazsınız? güvenlik görevlisinin hitap şekli, ?Tek kelime cevap versen o an ağzın burnun dağılacak? gibiydi.
Oysa ki benden önce gelip, dörtlüleri dahi yanmadan bekleyen araçlar benimkinin ön ve arkalarında duruyordu.
Korktum!.
?İşim uzun değil. Valizi bırakıp, çıkacağım? dahi demeden gidip, aracımı parka çektim. Geri dönüşte bu kez gelen yolcu tarafındaki kapıdan giriş yapıp, ATM?lere bakınmaya başladım ki, kapıdaki güvenlik görevlisine, ?Afedersiniz, burada Vakıfbank?ın ATM?si yok mu? diye sordum.
?Olanlar işte orada kardeşim, bana niye soruyorsun. Sabah sabah? diye cevap vermez mi?
Hakikaten sabah, sabah herkes bir alemdi.
Özellikle de, Antalya Büyükşehir Belediyesi?nin sorumluluğundaki, otogar işletmesinin özel güvenlik elemanları bir garipti.
Belli ki akşamdan kalmalar.
Dolayısıyla da, uykusuzluk başlarına vurmuş olacak ki, gerginliklerini dışa vurmaktan çekinmiyorlardı.
İkinci kez korktum!.
Ağzımı açacak olsam, kesin üzerime çullanıp, dayağı atacak gibiydiler.
Bir daha otogara gittiğimde, işim çok kısa da olsa aracımın dörtlülerini yakıp, müsait bir yere bırakmak mı, tövbe.
Bir daha otogardaki güvenlik görevlilerin her hangi birisine soru sormak mı, ona da tövbe.
Neme lazım?
Durduk yerden bu yaşımıza kadar şükürler olsun ki tiske vurdurtmadığımız ağzımız, burnumuz kırılır da, cümle aleme rezil oluruz.
Bu vesileyle şehirlerarası ulaşım sorununu karayoluyla halledenleri uyarmayı kendime görev sayıyor, otogara gittiğinizde uymanız gereken birinci kural, özel güvenlik elemanlarına ?Günaydın, iyi günler? veya ?İyi akşamlar ve iyi geceler? dahi demeyin, ters cevap alma dolayısıyla gaza gelip, tahrik olma olasılığınız yüksektir.
Aman dikkat.
** ** **
Önce Burhanettin Onat kapatıldı. Ardından Işıklar Caddesi. Sonra da, Eski Mezbaha önü. Derken, Cumhuriyet Caddesi, Üçkapılar,  Cengiz Toytunç Caddesi, Balbey, Eski Valilik arkası ve Elmalı Mahallesi.
Kapatılma nedeni altyapı çalışmaları, güzergah düzenlemeleri.
Vatandaş doğal olarak mağdur olabiliyor.
Hatta mağdur.
Peki ama yapılan çalışmalar kimin için?
Tabi ki vatandaşın kendisi.
Tüm bu çalışmalar nedeniyle, şehir içi trafiğini belli ölçüde aksatabiliyor. Aksatınca da, sürücülerin sinirleri tavan yapıyor.
Özellikle dolmuş şoförleri sinir zıplatma olayını, duraksız hatta gelişi güzel yol ortasında durup, yolcu alma olayını da ekleyince, varın gerisini siz düşünün.
Geçtiğimiz günlerde Milli Egemenlik Caddesi üzerinde bir dolmuş şoförü ile özel araç sürücüsü arasındaki ağız dalaşı az daha kanla noktalanacaktı ki, sağ duyulu vatandaşların araya girmesiyle önlendi.
Peki ya sonrası?