Erzurum Valisi olarak atanan Ahmet Altıparmak, dün akşam Mardan Hotel’de bir yemek düzenleyip Antalya’ya veda etti..
Veda etmeden önce, Antalya’yı büyük bir dertten kurtaracak “çok hayırlı bir iş”e de imza attı..
Gittiği her yerde başarılı işler yapacağından kuşkum yok..
Kimbilir, bir gün yine Antalya Valisi olarak buraya atanır..
Ancak..
Şurası bir gerçek ki, attığı “son imza”yı Antalya halkı asla unutmayacaktır..
…
“Güle güle sayın Altıparmak, yeni görev yerinizde başarılar dilerim” derken, attığı son imzayı sizlerle paylaşmak istiyorum..
…
Biliyorsunuz..
Yaklaşık 9 yıldır “ucube” bir şekilde bekletilen İl Özel İdare binasını tartışıyoruz..
“Yıkalım mı, onaralım mı?”
Valiliğin Yıldız Teknik Üniversitesi'ne hazırlattırdığı raporda, “güçlendirme” önerildiği için, günümüz meclis üyeleri “yıkalım” kararı almaktan çekiniyordu..
Çünkü, “sonra yakamıza Sayıştay yapışır” korkusu içindelerdi..
Ancak..
Başından beri bu binanın yıkılması görüşünü savunan Mimarlar Odası Başkanı Osman Aydın, “yeni bir rapor”la bu sorunun aşılabileceğini söyledi..
Bu arada, İl Genel Meclisi Başkanı Cavit Arı, “artık Vali’nin de yıkımdan yana” olduğunu ifade etti..
Böylece, “yıkım” için ışık yakılmasıyla, “ucube bina”nın ortadan kaldırılması yeniden gündeme geldi..
Ve..
Dün Vali Ahmet Altıparmak, işte bu “ucube”nin yıkılmasını sağlayacak “hayırlı iş”e son noktayı koydu ve “yıkılması için imzayı attı”..
Bana göre, “Antalya’ya yapacağı en iyi hizmeti” de böylece yapmış oldu..
Kendisine Antalya adına binlerce kez teşekkür ediyorum..
…
Sanırım önümüzdeki günlerde o ucube bina için yıkım başlayacak..
Ve “bu alana ne yapılsın” tartışmaları ayyuka çıkacak..
Siyasi partiler-STK’lar-belediyeler birbirini “rantçı” olmakla suçlayacak..
Vesaire vesaire..
Böylesine “kaçınılmaz” tartışmalar iyice alevlenmeden önce ben, “o ucube bina yıkıldıktan sonra oraya ne yapılabilir” konusundaki görüşümü kamuoyuna aktarmak istiyorum..
Beğenen destekler, beğenmeyen köstekler..
…
Diyorum ki..
Özel İdare binası yıkıldıktan sonra meydana çıkacak boşluk, tek başına düşünülmemeli..
Yolun hemen karşısında, Kadın Yarı’nın bitişiğinde yapılmış binanın da yıkımı sağlanmalı..
Bu kotarılabilir..
Sahilde açılan boşluk, Atatürk Parkı’nın devamı gibi düzenlenebilir..
Ama..
En önemlisi, yıkımdan sonra ortaya çıkacak alanda rant gerçekten çok büyük..
Bence bu alana yeniden bir “beton yığını” dikmeyelim, dikilmesine izin vermeyelim..
İki-üç katlı, ahşaptan çok yönlü harika bir “Kültür-Sanat Merkezi” inşa edilebilir..
Kadın Yarı temizlenip, o yarıktan denize kadar inilebilecek şekilde merdivenler yapılarak (asansör bile olabilir) enfes bir çevre düzenlemesi yapılabilir..
Bir-iki çay bahçesi, kermes alanları, hatta Antalya mutfağı sunan bir lokanta yaratılabilir..
…
Manzarayı şöyle bir gözünüzün önüne getirin şimdi..
O ucube bina ile yolun karşısındaki beton yığını iş merkezi yok..
En çok iki-üç katlı, ahşaptan yapılmış, kocaman pencereleri olan bir Kültür-Sanat Merkezi..
Yemyeşil bir park düzenlemesi ile birlikte yaratılmış bir rekreasyon alanı..
Bir yanda Yavuz Özcan Parkı, ortada Katlı Otopark’tan denize kadar inilebilen Kadın Yarı ve diğer yanda nefis bir park daha..
Kaleiçi ve Yat Limanı tamamen gözler önünde..
Ne dersiniz, burası Antalya’nın en güzel yeri olmaz mı?
…
Evet..
Giderayak attığı imza ile “böyle bir hayal kurmamızı sağlayan” Vali Altıparmak’a bir kez daha teşekkür ediyorum..
Ve..
Antalya için, Antalya halkı için..
O çevrede yapılacak düzenlemeler konusunda, şu anlattığım manzaranın da gözardı edilmemesini diliyorum..