Mutlu bir çocuk, mutlu gelecek demektir. Toplumları ayakta tutan mihenk taşı eğitimdir. “Eğitimci bir anne babanın evladı olmak, bir adım önde başlamak demektir" derdi ilkokul öğretmenim.

Bazı insanlar görev yapar, bazı insanlar iz bırakır.

Bir şehrin sokaklarında gezerken bazen yapılan bir okulda, bazen onarılan bir yolda, bazen de yüzü gülen bir çocuğun gözlerinde yapılan hizmetlerin izlerini görürsünüz. Asıl olan da budur zaten; makamların değil, insanların hayatına dokunabilmek.

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu (AGF) Yönetim Kurulu, Burdur Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde Burdur'da buluştu.

Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Basın İlan Kurumu Genel Kurulu Üyesi ve AGF Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Tuncel’in önderliğinde gerçekleşen buluşmada, AGF Genel Başkanı ve AGC Başkanı Gaye Coşkun ve yönetim kurulu ile kentte konuk olduk.

Burdur son yıllarda sessiz ama dikkat çeken bir değişimin içinde. Eğitimden sosyal projelere, kültürel çalışmalardan su kaynaklarının korunmasına kadar birçok konuda geleceği düşünen adımlar atılıyor. Bu çalışmaların merkezinde ise Burdur Valisi Sayın Tülay Baydar Bilgihan bulunuyor.

Bir kadın yönetici olmanın ötesinde, bir anne duyarlılığıyla hareket ettiğini görmek mümkün. Çünkü çocuklara yapılan yatırımın aslında geleceğe yapılan yatırım olduğunu bilenlerden biri.

Geleceğe dair doğru şeyler ortaya koymak istiyorsak önce çocuklarımızı düşünmek zorundayız. Aileyi, öğretmeni ve öğrenciyi aynı masada buluşturmak zorundayız. Alışkanlıkları değiştirmek kolay değil. Teknolojinin içinde büyüyen çocuklarımızı yeniden kitaplarla, sanatla, sporla ve değerlerle buluşturmak emek istiyor. Ancak başka bir yol da yok.

Bir çocuğun hayatına dokunmak, aslında bir toplumun kaderine dokunmaktır.

Burdur'un bir diğer önemli meselesi ise su.

Göller şehri olarak anılan Burdur'da bugün en çok konuşulan konuların başında kuraklık geliyor. Her geçen gün biraz daha çekilen göller, azalan su kaynakları ve bilinçsiz tüketim geleceğimiz adına ciddi bir uyarı niteliğinde.

Özellikle köylerde suyun tasarruflu kullanılması artık bir tercih değil zorunluluktur. Akıllı su sayaç sistemlerinden su yönetimi projelerine kadar atılacak her adım, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras olacaktır. Çünkü su sadece bugünün değil, yarının da meselesidir.

Bir annenin evinde suyu nasıl dikkatli kullandığını düşünün. Musluğu açık bırakmaz, israf etmez, yarını hesap eder. Aslında şehir yönetimi de biraz böyledir. Bugünü yaşarken yarını koruyabilmektir.

Vali Tülay Baydar Bilgihan'ın eğitim yatırımlarını yakından takip etmesi, köy ziyaretleri yapması, vatandaşın sorunlarını yerinde dinlemesi, şehrin kültürel değerlerini ön plana çıkaracak çalışmalara destek vermesi bu anlayışın bir parçasıdır.

Elbette çözüm bekleyen sorunlarımız hâlâ var.

İşsizlik var.

Su sorunu var.

Köylerin ihtiyaçları var.

Gençlerin umutları var.

Ama vatandaşın görmek istediği şey, sorunların halının altına süpürülmesi değil, sahiplenilmesidir.

Bazen devletin gücü büyük binalarda değil, bir öğrencinin omzuna dokunan elde saklıdır. Bazen bir yaşlının derdini dinleyen kulakta, bazen de köy meydanında vatandaşla kurulan samimi bir sohbette...

Bir şehir ancak insanına dokunulduğunda büyür.

Ve Burdur'un bugün en çok ihtiyacı olan şey de tam olarak budur;

Birbirini dinleyen insanlar, geleceği düşünen yöneticiler ve çocuklarına daha güzel bir şehir bırakmak isteyen vatandaşlar...

Çünkü yarınlarımız, bugün gösterdiğimiz özen kadar güzel olacak.

Sayın Valimizin söylediği gibi;

"Geleceğe dair doğru ve kalıcı adımlar atmak istiyorsak, bence her yönetici eğitim alanına mutlaka özel önem vermelidir. Çünkü eğitim, hepimiz için en önemli çalışma alanlarından biridir. Hatta zaman zaman mesaimizin büyük bir bölümünü bu konuya ayırmamız gerekir. Ben eğitimi; aile, anne-baba ve öğretmen iş birliği olarak görüyorum. Çocuklarımıza ulaşabilmek ve onlara dokunabilmek için birlikte çalışmak zorundayız. Alışkanlıkları değiştirmek kolay değildir; belirli davranış ve düşünce kalıplarını dönüştürmek zaman ister. Ancak çocuklarımız ve geleceğimiz için yapılabilecek çok şey var. Bu nedenle eğitimde iş birliği, iletişim ve ortak çaba büyük önem taşımaktadır."