En son 20 bin TL olan emekli maaşına yönelik yapılan çalışmalar sonucunda, en düşük emekli maaşı 23 bin 552 TL’ye yükseldi.

Tatil beldeleri dolarken, geçim sıkıntısı nedeniyle denizi uzaktan seyreden emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklar, tatil hayallerinin de önünde büyük bir engel oluşturuyor.

Parklar, bahçeler, kahveler, çocuk oyun alanları emekli vatandaşlar ile dolu. Sabahın serinliğinden akşamın karanlığına kadar dışarıda dolanıyor emekliler. Belediye otobüsleri ile emekli vatandaşlar, Antalya’da sadece denizi seyretmek için seyahat ediyor. Kiminin elinde bir şişe su, kiminin elinde bir simit... Halbuki çoğu, 30-35 yıl gece gündüz, sabah akşam, yaz kış, bayram seyran demeden çalışıp alın teri dökerek emekli olmuşlardı ve yılların emeğini biriktirmişlerdi. Emekliler için; eve eli dolu gitmek, torununa bir bayram harçlılığı verebilmek, eşi ve çocuklarıyla lokantaya gitmek artık bir hayalden öteye gitmiyor.

Birçok Avrupa ülkesinde emekliler için devlet destekli tatil programları uygulanıyor.

İspanya’da düşük sezonlarda emeklilerin uygun fiyatla tatil yapabilmesi için destek programları bulunuyor. Bu sayede hem emekliler dinleniyor hem de turizm sektörü yıl boyunca canlı kalıyor.

Fransa, Almanya ve İskandinav ülkelerinde bazı belediyeler ve sosyal kurumlar emeklilere kültür gezileri, kaplıca tatilleri ve sosyal etkinlikler düzenliyor.

Emeklilere ulaşımda önemli indirimler, müze ve kültürel etkinliklerde ücretsiz veya düşük ücretli giriş hakları da sunuluyor.

Ülkemizdeki duruma gelince zaman zaman emeklilere otel indirimi veya kamu tesislerinde avantajlar sağlansa da bunlar sürekli ve yaygın bir sosyal politika niteliğinde değil.

Düşük emekli maaşı nedeniyle birçok emekli; bırakın tatil yapmayı, temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanıyor.

Resmi verilere göre bugün Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emekli var. Bu, her beş kişiden yaklaşık birinin emekli olduğu anlamına geliyor. Böylesine büyük bir kitlenin yalnızca geçim değil; dinlenme, sosyalleşme ve tatil hakkı da kamu politikalarının önemli bir parçası olmalıdır.

Özellikle yaz aylarında turizm cenneti olan şehirlerde yaşayan pek çok emekli, kendi kentinde denize gidemiyor ya da birkaç günlük tatili bile bütçesine sığdıramıyor.

Diğer ülkelerde emeklilik, çalışılan yılların ardından dinlenme ve sosyal yaşama katılım dönemi olarak görülüyor. Türkiye’de ise birçok emekli için emeklilik, geçim mücadelesinin yoğunlaştığı bir dönem hâline gelebiliyor.

Yıllarca ülkesine emek veren insanlar, emekliliklerinde yalnızca hayatta kalmayı mı düşünmeli, yoksa dinlenmeyi, gezmeyi ve yaşamın tadını çıkarmayı da hak etmiyor mu?

Emekliler için, çalıştığı yılların ödülü olarak tatil yapma fırsatı, hele böylesine cennet bir vatanda, en azından seçenek dahilinde olabilir umarım en yakın zamanda.