Teknoloji dünyası bazen ileriye doğru koşmaz; iki zıt yöne aynı anda savrulur. 2026’nın daha ilk ayı bitmeden yaşadığımız tam olarak bu. Bir yanda “sonsuz bolluk” vaat eden büyük laflar, diğer yanda “bir duralım, bu iş şişmiş olabilir” diyen temkinli itiraflar… Haftanın teknoloji gündemi, yapay zekânın tam da bu fay hattında şekillendi.
Davos’ta sahne alan Elon Musk, yıllardır mesafeli durduğu o kürsüden bu kez insanlığa parlak bir gelecek çizdi. Kendi deyimiyle, en geç 2027’de yapay zekâ herhangi bir insandan daha zeki olacak. Beş yıl içinde ise tüm insanlığın kolektif zekâsını aşacak. Devamı malum: Humanoid robotlar hayatımıza girecek, yoksulluk bitecek, çalışmak bir zorunluluk olmaktan çıkacak. Ekonomi patlayacak, medeniyet gezegenler arası bir hâl alacak.
Bu sözleri daha önce de duyduk. Fark şu: Bu kez Musk, takvim veriyor. Optimus robotları için 2027 sonunu işaret ediyor, Starship’le uzay maliyetlerinin yüz kat düşeceğini söylüyor. Hatta yapay zekâ için en ucuz hesaplama alanının yakında uzay olacağını iddia ediyor. Büyük vizyon, büyük cümleler… Dinleyeni hem heyecanlandırıyor hem de ister istemez ürkütüyor.
Ama aynı Davos’ta bu rüyanın tam karşısına dikilen bir cümle kuruldu. OpenAI Yönetim Kurulu Başkanı Bret Taylor, “Yapay zekâ sektörü muhtemelen bir balon” dedi. Küçük bir düzeltmenin kaçınılmaz olduğunu ekledi. İlginçtir, aynı şirketin CEO’su Sam Altman bir yandan trilyon dolarlık değerlemelerden söz ediyor, diğer yandan Orta Doğu’da dev fon arayışında. 2026’nın ikinci yarısında da ilk fiziksel AI cihazını piyasaya sürmeye hazırlanıyorlar. Yani hem “balon olabilir” diyorlar hem de balonu üflemeye devam ediyorlar.
Bu çelişki tesadüf değil. Çünkü sahadaki tablo parlak olduğu kadar sert. Intel’in yaşadığı sıkıntılar bunun en net örneği. Yapay zekâ veri merkezleri için gereken çipleri yetiştiremiyorlar, bilançolar beklentilerin altında, hisse değerleri eriyor. Nvidia ise neredeyse rakipsiz bir hızla yol alıyor. CEO Jensen Huang’ın altını çizdiği asıl mesele ise daha büyük: Enerji. Yapay zekânın gerçek bedeli artık çipten çok elektrik. Trilyon dolarlık altyapı yatırımları olmadan bu rüyanın sürmesi zor.
Jeopolitik cephede nadir bir yumuşama da gördük. TikTok, ABD’de kalmayı başardı. Veri güvenliği için kurulan yeni yapı, Çin-ABD teknoloji savaşında ender rastlanan bir uzlaşma olarak kayda geçti. Aynı hafta Amazon’un binlerce beyaz yakalıyı işten çıkarmaya hazırlandığı, Spotify’ın AI destekli çalma listelerine hız verdiği, Samsung’un gizlilik odaklı yeni ekran teknolojilerinin konuşulduğu bir tablo vardı karşımızda.
Bütün bu başlıkları yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan resim net: Yapay zekâ hikâyesi zirvede. Ama bu zirvenin altında ciddi darboğazlar var. Enerji yetmiyor, çip üretimi sınırlı, regülasyon belirsiz, dünya siyaseti gergin. Hayaller büyük, gerçekler inatçı.
Peki sonuç ne? Musk’ın bolluk çağı mı geliyor, yoksa Taylor’ın işaret ettiği düzeltme mi kapıda?
Muhtemelen ikisi birden. Yapay zekâ ne bir gecede insanlığı kurtaracak ne de yarın sabah patlayıp yok olacak. 2026, “göster bakalım” yılı olacak. Paranın, gücün ve sabrın kimde olduğunu göreceğiz. Kazananlar olacak, elenenler de. Balon mu, çağ mı sorusunun cevabı ise her zamanki gibi zamanın insafına kalacak.
Yapay zeka: Balon mu, yeni bir çağ mı?
Murat Esentekin
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya’da salı günü hava nasıl olacak? 20 Ocak Antalya hava durumu
10 milletvekilinin dokunulmazlık dosyası TBMM'de
BAL’da zirve yarışı kızışıyor: Manavgat Belediyespor’dan Orhonsayın hamlesi
SADECE SAVUNMAK YETMEZ!
Antalya'da elektrik kesintileri: 22 Ocak
Antalya’da salı günü eve sipariş yok! Motokuryeler kontak kapatıyor