Zaman, zaman bu köşeden İbrahim ağabeyime bir takım konularla ilgili hatırlatmalarda bulunmuştum.
Geçmiş ile ilgili kuyruk acısı olması nedeniyle, takıntılı kalmasının yanlışlığını, kendisi kabul eder mi bilemiyorum ama, hasbelkader birlikte aynı tastan çorba içen bir kardeşi olarak dile getirdim.
Kısa ve öz bir ad koydu.,
O da, ?Yanlı.?
Bu neyin yanlısı olmaksa.,
Sanırım Menderes Türel demek istiyor.
İyi de.,
Ben Menderes Türel?in 1987-1999 arası ekmeğini yedim. Ve hiçbir zaman da yediğim ekmeği inkar etmedim. Türel?in ekmeğini yerken evlendim. Çocuk sahibi oldum, o zaman da Türel?in ekmeğini yiyordum. Sonra ise Türel ile birlikte aynı tastan çorba içmeye başladık. O Genel Koordinatörümdü, ben Spor Müdürü. Yıllarca da bu böyle sürüp gitti.
En kötü ve en iyi günümüzü hiç aklımdan çıkartmadım. Bir bardak suyun. Bir tas çorbanın vefasını da hiçbir zaman da unutmadım.
Ama Türel?in en fazla ekmeğini yiyen kişilerden birisi de İbrahim Akkaya?dır.
Gazete patronuyken de, gazetenin Genel Koordinatörüyken de.
Ve tabi ki aynı zamanda Menderes Türel Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda dahi o ekmeği yemeye devam etti.
Yediği sürece, önce ?Sen çok yaşa patronum Türel.?
Yedirmediğinde, nankörlüğünden olacak ki, kapı önüne koyulduğu günden bu yana da, ?Tuuu sana başkan Türel.?
Var mı böyle bir zihniyet.
CHP adını kullanarak veya itileyip, kakalayarak CHP gölgesi altına sokularak, kaleminden kan kusturmanın adı neresi gazetecilik Allah aşkına?
Bir insan ya gazetecidir, ya da politikacı..
İbrahim ağabey.,
Umarım unatmamışsındır. Sen Bekir Kumbul döneminde Büyükşehir?de çalışırken, çayını içmeye gelir, sohbetlerde bulunur, esprilerimizle gülerdik.
Menderes Türel döneminde de zaman zaman bunlar devam etti. Ama taaa ki sen Türel döneminde ısrarla çalışmaya devam edebilmek adına, araya koymadık aracı bırakmadığın zamana kadar.
8 ay boyunca Menderes Türel sana belediyede ekmek verdi. Masa tahsis etti. O zamanı hatırla ağabey.
Senin için Türel baş tacıydı. Kader arkadaşı, can yoldaşıydı. Ama bugün gururla taşıdığın, gazete köşelerinde büyük bir keyifle yazdığın gibi, senin bir CHP kimliğin vardı. Aynı zamanda kalifiye eleman da değildin. Ve doğal olarak işine son verildi.
Ve o gündür bugün, kan kusuyorsun.,
Yetmedi kendi partililerinle peşrev atmaya dahi çıkıyorsun.
Yapma be ağabey.,
Gel ya siyasetçi ol, yada gazeteci.
Bunlardan birisi olmadığın sürece, kendin yazar kendin okur, kendin inanırsın.
Sen benim futbol hakemi olarak maçımı yönettin.
Sen benim yazı işleri müdürlüğümü yaptın, birlikte İstanbul?da kadehleri tokuşturduk.
Senin aklın politikaya ermiyor ağabey. Erenleri de karşına alıyor, yanı başındaki politikacıları hedef göstertiyor, gün zatıalinizin aleyhine işliyor ama, farkında bile değilsin.
Mehmet Yönden hiç mi sana örnek teşkil etmiyor?
Antalya?da canlı örnek değil midir senin için Allah aşkına?
İbrahim ağabey.,
Yıllar öncesi ismimi bir kongrede Antalyaspor Yönetim Kurulu Üyeleri listesinde gördüm. O gün Spor yazarlığını bıraktım. TV?de spor programları yapıyordum vazgeçtim. Ekmeğimi kazandığım mesleğimin gereğini geçici olarak askıya alıp, benden hizmet bekleyen yönetici kimliğimi layıkıyla taşıyabilmek adına.
Çünkü birisini seçmek zorundaydım, ben menfaatımı değil, hizmeti tercih ettim.
Bir sonraki seçime kadar da o tercihim devam etti.
Sen belli bir süre köşe yazarlığını askıya alıp, siyasetçi kimliğini ön plana çıkartsan ordanda mı kapı önüne koyulacaksın İbrahim ağabey?.


DİP NOT
İbrahim ağabey. Önceki gün gazetende ?Türel?in geçitleri çürüdü? başlığını atıp, Falez kavşağının üst geçitteki hasar görüntüsünü vermişsiniz ya hani. Ayıp be ağabey. Sen de iyi biliyorsun ki orası 1.5 ay önce, yüksek yüklemeli bir kamyon o alt geçitten geçmek isterken tavana çarpmış, geçitte hasara yol açmıştı. Yol da 2-3 saat trafiğe kapatılmıştı. 1.5 aydır o hasarı gidermekle yükümlü olanlardan hesap sormak yerine, geçmişe fatura çıkartıyorsun ya, vallahi helal olsun sana.