20 Eylül Manavgat Yağlı Güreşleri öncesinde bu haftayı ayırdığımız “yağlı güreş” notlarımızın son bölümünü paylaşmak istiyorum.
KISBET MUHAFAZASI
Kısbet muhafazasına "zembil" denir. Zembil, sazdan örülü bir tür torbadır. Zembil elde bir yöreden diğerine giden bir pehlivan, bir güreş kovalamakta olduğunu veya bir güreşten geldiğini işaret etmiş olurdu.
Büyük pehlivanların zembillerini yanlarındaki çırakları taşırlardı. "Zembili duvara asmak" tabiri ‘güreşe veda’ya işaretti. Bir çırak, ilerde ustasının ününü yaşatabilecek çapta olmalıydı. Şart buydu. Bir usta kendisine mahsus oyunlarını ancak çırak olarak seçtiği pehlivanlara belletirdi. Türk güreşinde usta-çırak sistemi asırlar boyu devam edegelen bir töreydi. Koca Yusuf’u, Pomak Osman (Pamukçulu Osman veya Kel İsmail), Kara Ahmet'i, Hergeleci İbrahim, Hergeleci İbrahim'i, Torlak Deli Hafız, Çolak Molla'yı, Suyolcu Mehmet Pehlivan, Suyolcu Mehmet Pehlivanı Yörük Ali, Kolaylı Hüseyin Yeneri, Hilyazlı Omer Pehlivan, Kolaylı Sadık Esen'i, Kolaylı Hüseyin Yener Pehlivan, Adalı Halil'i, Kel Aliço, Kurtdereli'yi Adapazarlı Cinci Hoca ve en nihayet Yaşar Doğu'yu da Samsunlu Sami Aker yetiştirmişlerdir.
Güreşimizde usta-çırak geleneği önemini kaybedince büyük pehlivanlar yetişmez olmuştur. Karamürselli Aydın Demiri İzmirli Göçmen Kara Ali, Denizlili Hüseyin Çokal'ı, Denizlili Hasan Güngör, Ordulu Mustafa Bük'ü de Adapazarlı Zülküf Karabulut (Aykus) yetiştirmişlerdir. Manisalı "Dünya güzeli" Kel Hüseyin, güreş yaptığı yirmi yıl zarfında kırka yakın gence yağlı güreşi belleterek son yıllarda en çok çırak yetiştiren pehlivan olmuştur. Adapazarlı Zülküf Karabulut'un çırağı Ordulu Mustafa Bük Kırkpınarda üst-üste başpehlivanlığı elde ederek "altın kemer" kazanan pehlivanlar arasında yer almıştır. Ordulu, vefat edince de ustası onu, Adapazarı Akbalık Köyü'nde toprağa vererek büyük bir mezar yaptırmıştır.
YAĞLIDA DUA
Yağlı güreşin en önemli özelliklerinden biri kapışmaların müzik eşliğinde ve dua ile yapılmakta olmasıdır. Pehlivanları meydana salan, salavatçı veya cazgır denilen spiker, sporcuları doğum yerleri veya şöhret buldukları bölgelerin adlarını başta söyleyerek anarak takdim ettikten sonra mutlaka dua eder. Bu dua yörelere göre değişir.
Yakutça "çaskır" acı ses, feryat, çiğlik anlamına gelen cazgır'a, bazı bölgelerde "okuyucu"da derler. Cazgır, müsabakalardan önce pehlivanların menkıbelerini okur, oyunlarını söyler, dualarını yapar ve pehlivanları birer birer isimleriyle halka taktim eder.
Adapazarlı Şirin Mustafa, çırağı Şükrü Kayabaş Düzceli "Manav" "Osman" son çeyrek asır zarfında Kırkpınar'da cazgırlık yapan kişilerdir.
Tüm güreş severleri 20 Eylül’de Manavgat Er Meydanına bekliyoruz.