Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar işten uzaklaşmamıştım.
İçimden çalışmak gelmiyor.
İşe konsantre olamıyorum.
Bir an önce gazeteyi bitirip eve gitmek istiyorum.
Hoş evde de can sıkıntısı devam ediyor.
Bütün gün yolumu gözleyen çocuklarıma sevgimi sınırlı vermek zorunda kalıyorum.
Oyun isteklerini geri çeviriyorum.
Eşimle de oturup iki lafın belini artık kıramıyoruz.
Müzik dinlemek zaten haram oldu bize.
Televizyon kumandasına elim zar zor gidiyor.
Nasıl acı bir haberle karşılaşacağımı bilmiyorum.
Malumunuz son zamanlarda ülkede yaşanan savaş içimizi acıtıyor.
Gelen şehit haberleri, sivil ölümler bize gözyaşı dökmekten başka bir şans bırakmıyor.
Böyle gitmez.
Böyle gitmemeli.
Akan kanın bir an önce durması lazım.
Anaların yüreği artık yanmamalı.
Bunun için de sana, bana, hepimize görev düşüyor.
“Artık yeter” demeliyiz.
Devleti yönetenlerin de bu yangını söndürmek için harekete geçmesi gerekir. Zira gidişat her gün biraz daha kötüye gidiyor.
Huzur içinde yaşamak çok zor değil.
Yukarıda ifade ettiğim gibi herkes sağduyulu olur ve üzerine düşeni yaparsa bu gerçekleşir.
Daha birkaç ay önce memleketime bahar gelmemiş miydi?
Ölüm yoktu, kan yoktu, gözyaşı yoktu, korku yoktu.
Huzur vardı, sevgi vardı, barış vardı, güven vardı.
Bunu yeniden başarabiliriz.
İnanın bana bunu yapmak çok zor değil.
Menfaatlerimizi düşünmeden hareket etmek bunun için yeterli olacaktır. Haydi, gelin bunu birlikte deneyelim. Göreceksiniz o zaman hayatın tadı daha farklı olacaktır.
Güzel günlerde görüşmek dileğiyle…