Bizim bir Yüksel ağabeyimiz vardı. Mesleki büyüğümüzdür, kendisiyle ?Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği?nde? sık sık bir araya geliriz.
Yüksel ağabey evinden Yavuz Özcan Parkı?na, Yavuz Özcan Parkı?ndan evine gider gelir.
?En son Kalekapısı tarafına ne zaman gittin? diye sorduğumuzda, derin derin düşünür. Gittiği tarihi hatırlayabilmek için, beynindeki google motorunu tüm hızıyla çalıştırır ancak, gelen cevap, ?Internet Explorer web sayfasını görüntüleyemiyor? misali, bilmiyorum dercesine dudaklarını alta doğru bükerek olur.
TRT?den emeklidir Yüksel ağabey. Emekliliğin de tadını kendi halinde çıkartmaya çalışır.
**  **  **
?Ne yazık ki Antalya?da yaşayıpta Antalya?nın nimetlerinden zerre kadar faydalanmasını bilmeyenler var? dediğimizde birileri kendisini bu deyimin dışında tutmak ister.
Özellikle de biz gazeteciler arasında çoktur.
Sabah gelir gazeteye. Masasına oturur ve gazeteleri karıştırır. Gazetede okuduğu gündemin sıcak konularıyla ilgili bir konuyu kendisine köşe malzemesi olarak belirler ve klavyenin başına geçerek, o konuyla ilgili lügat parçalar.
Hiç konu bulamazsa Türkiye gündemine burnunu sokar. Kendisi dünyanın en büyük ulusal gazetesinin köşe yazarıdır!.
Akşama kadar google, msn ve facebook?ta gezinirler, Antalya?nın cadde ve sokaklarını görüp, gördüklerini ve duyduklarını yazmak yerine, bilgisayarda dama, okey, papaz kaçtı gibi oyunları tercih ederler.
Öyle ya.,
Antalya sıcaktan kavruluyor. Gazeteci klimalı arabasına binse araç fazla benzin yakacak. Ne gereği var ki?
Hazırcılık varken.
Nasılsa öyle de olsa, böyle de olsa çark dönüyor.
Ben çok gezerim arkadaş.
İnsanlarla bir çok şeyi bire bir yaşarım.
Öncelikle vaktimin çok, paramın bol olduğundan değil.
Her ne kadar gazetecilere Büyükşehir Belediyesi?nin verdiği ücretsiz şehir içi ulaşım kartını almamış olsakta, alanların çoğu poposunu koltuktan kıpırdatmıyor.
Ben kıpırdatıyorum.
Son kıpırdattığım yer Kepez mıntıkası oldu.
Ne mi gördüm?
Kepez Belediyesi, parkların içerisinde görüntü kirliliği oluşturan elektrik trafo binalarını, boyama ve ahşap giydirme yöntemi ile geleneksel ?Türk evi? haline getirmiş.
Başkan Hakan Tütüncü?nün talimatıyla, kent estetiğini bozan trafo binaları yerinden gitmiş, göze hoş gelen yeni yapıtlar yapılıp, görselliğe sunulmuş.
Varoşlar olarak adlandırılan Kepez?deki yeşil alan yatırımlarıyla ilçenin prestijini artırırken, estetiği olmayan, görüntü kirlililiği oluşturan, taksi durakları ve elektrik trafo binalarını da güzelleştirilmiş.
Baraka şeklindeki  taksi duraklarına, mimari yapısıyla, çevre düzenlemesiyle modern bir görünüm kazandırıp, hizmet veremez hale gelen, eskiyen parkları yenilemiş.
Yükseliş, Ulus ve Gülveren Mahallelerinde bulunan parklardaki 4 adet trafo binasının, tarihi Türk evi görünümlü boyama ve ahşap giydirmesi anında göze çarpıyor.
Görmek mi istiyorsunuz?
Çakırlar tarafına yöneltin arabanızı. İller Bankası kavşağını geçin, Yeni Akdeniz Sanayi Sitesi kavşağına ulaştığınızda tam karşınızda duruyor. Gören acaba kendi kendisine, ?Eskiden burada trafo vardı? sorusunu sorup hatırlar mı işte bende bunu merak ederim.
Ama tam karşısında duran eski Türk evi şeklindeki giydirmeyi görünce, sanır ki orada birileri oturuyor.
Belediye çalışmalarında yeter ki istensin. İstenildiği takdirde yapılmayacak şey yoktur. Ama o istemlerde kalıcı eserler bırakmak yerine, ?Sefam olsun, torba dolsun? zihniyetiyle hareket ediliniyorsa, kolay gelsin!.