Ne Fazıl Say mış ya!..
Say say, pardon, konuş konuş bitmiyor.
Dün Antalya kentinin Büyükşehir Belediye Meclisi toplanıyor.
Toplantı süresince Akaydın’ın yapamadıklarıyla, Fazıl Say’ın yaptığından başka kayda değer konuşulan bir tek konu yok desek abartmış olmayız.
Ben 27 yıllık gazeteciyim, bu süreçte gazetecilerden tutun da, siyasetçilere Akaydın gibi bol bol malzeme veren bir belediye başkanına rastlamadım.
Meclis’te Akaydın’a, “Türel döneminde başlatılan Büyükşehir hizmet binasını niye yapamadın” diye soruluyor.,
Cevap: Param yok.
Kendisine, “Butik stat yaparım dediniz, 15 bin kişilik stat projesi çizdirdiniz hani stat nerede” diye soruluyor.
Cevap: Maliyeti 45 milyon dolarmış param yok yapamıyorum.
“Batı çevre yolu hala neden yapılamıyor” diye soruluyor.
“Hükümet Karadeniz yolunu kamulaştırarak yaptı, burada işi bize yıkıyor. Biz kamulaştırmaya para ayıramayız. Paramız yok” diyor.
Akaydın’a, “Modern bir hal projenizin hazır olduğunu söylüyordunuz, hani nerede” sorusu ortaya atılıyor.
“Cevap: Param yok.
“Hayvanat bahçesi ne olacak” deniyor.
Cevap: Boğaçayı mevkiinde yeri hazır ama bakanlık engel çıkarır diye korkuyorum.
Parası yok.
Korkusu çok.
İcraatı sıfır.
Lafı bol.
İş siyaset yapmaya geldi mi, yerelciliğini unutup, ulusalcılığa soyunduğu gibi, uluslar arası siyasetlere dahi balıklama dalan Akaydın.,
“Seçim öncesi ortaya dört tane vizyon proje attım. Bu projeler belediyecilik projeleri bile değil” diyerek kendi kendisinin yalancılığını açıkça ortaya koyuyor.
Muhalefet sandalyelerinde oturanlar, “O zaman neden millete yalanlar söyleyerek oy avcılığı yaptın ki” demek yerine, bön bön Akaydın’ın yüzüne bakıyorlar.
Ya bizi kim yada kimler yönetiyor ki?
“Antalya’yı Üniversiteler kenti yapacağım” diyeli 4 yılı buldu.
Akaydın dün mecliste, “Nitekim 1 tane Üniversite açıldı haklılığım ortaya çıktı” diye ortaya bir laf atıyor.
O bönböncüler hala yüzüne bakıyor.
Diyemiyorlar ki, “Antalya’da yeni açılan Üniversitesinin seninle ne alakası var ki?.”
Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı, “Antalya kenti Turizmcilerden gerekli desteği alamıyor” diye ağlıyor.
“İki kelimelik yasayla bunu merkezi hükümet halledebilir” gerekçesini ortaya atıyor.
Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı, “Antalya’yı sağlık turizmi ile şaha kaldırmalıyız” gibi masal vari söylemlerde bulunuyor.
Ve yine o bönböncüler, “Sen turizm yada turizmcilerden yaka silken kişi değil misin. Doğru dürüst belediyeciliği beceremiyorsun, turizmcilik de senin neyine” cevabını yüzüne yapıştıramıyor.
Eh be Antalya’m!.
Ne kaderin varmış?
Göreve geldiği günden bu yana (Dünkü meclis toplantısı dahil) enkaz edebiyatı yapıp, Antalya’ya yolu düşen bakan-milletvekili ne bileyim bazen de başbakan, asli mesleği genel cerrahlık olmasına karşın, siyaset dersi vermeyi kalkıp.,
En yakınındaki partilileriyle bile ringlerde boks maçı yaparcasına kavgaya tutuşup, sokak ağızlarıyla laf göndermelerinde bulunmaktan öteye bir şey yapamayan Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı dünkü meclise de başkanlık yaptı.
Ve Antalya’nın bir meclisi daha toplanıp, o toplantıyı tamamlamış oldu.
Haydi vatana, millete hayırlı ve uğurlu olsun.
İşi enkaz edebiyatçılığı.
Bahanesi parasızlık.
Bir ara Muratpaşa Camii’ne uğrayıver artık da ağlaman azalsın.