Antalya?yı yöneten bazı belediye başkanları son zamanlarda hiç rahat değiller. Ancak bunun için hiç kimseyi suçlayamazlar. Etraflarını vasıfsız, rüşvetçi, bilgisiz, beceriksiz, hırsız, akılsız adamlarla doldurup da, sonra rahat etmeyi beklemek de hakları değildir zaten.
 Hele birde göreve gelebilmek için halka söyledikleri yalanlar hatırlandıkça, atılan iftiralar milletin hafızasında canlı dururken, işleri çok ama çok zor olacaktır. Kadrolarının yaptıklarından yasalar önünde sorumlu olmasalar bile, kamu vicdanında çok sıkıntı yaşayacaklar. Bunu 29 Mart yerel seçimlerinden sonra çok sık dile getirdim. Görünen köyün, klavuz istemediğini defalarca yazdım. Ancak işlerine gelmedi. Anlamadılar.
 Bu yazıya bakıp da, sadece Muratpaşa Belediyesi algılanmasın. Elbet de bu yazının bazı satırları son zamanlardaki operasyonlar nedeniyle o belediyeyi de kapsıyor. Ancak, farklı belediyelerde çok ama çok daha büyük tezgahlar dönüyor. Bu tezgahın başındakiler, polis ve savcıların uyuduğunu sanıyor. Daha da önemlisi halkın hiçbir şeyin farkında olmadığı, dürüst ve namuslu çalışanların bu haksızlıklar karşısında sessiz kaldığını sanıyor. Dilediği gibi at koşturuyor. Koştursunlar bakalım. O atın başkalarının ellerindeki dizginleri bir gün sert çekilecek. Bakalım bu vurdumduymazlar o zaman ne yapacak?
 Antalyalıların, bazı belediyelerden beklentisi çok fazlaydı. Çünkü; 29 Mart mahalli seçimlerinden önce atılan iftiralara inananların sayısı oldukça fazlaydı. Ancak geçen bir buçuk yıllık zaman, yalan, dolanı ortaya koyduğu gibi, ?Ben dürüstüm? diye işbaşına gelenlerin, sağda, solda kirli dosyaları ile doldu. Şimdi o dosyaların kapakları aralanıyor. İleride daha da aralanacaktır. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır.
 Yönetenler son zamanlarda rahat değil.
 Ama bu onlardan başkasının suçu değil.
 Sen adam gibi gelip bu kenti yönetmek varken, milleti geçmiş ile kandırmaya ve uyutmaya çalışırsan, birileri de senin bugününü mercek altına alacaktır. Attığın her yanlış adım bir yerlere not edilecek, günü gelince de suratına patlatılacaktır. Bu millet iki lafından biri, ?Ben dürüstüm? olan insanları, daha detaylı incelemektedir. Daha dikkatli takip etmektedir. Çünkü; Gerçekten dürüst olan insanın, iki lafından birinde bunu belirtmesine gerek yoktur. Yaptıkları zaten bunun ispatı için yeterli olacaktır. Belki iftira, yalan ve dolanlar dürüst insanlarla ilgili geçici şüpheler yaratacaktır. Ancak zaman her şeyi ortaya çıkaracaktır ve çıkarmaktadır.
 Antalya?nın belediye başkanlarına bir tavsiyem var. Ne kadar dinlerler bilmiyorum. Ancak bunu kent adına bir vazife olarak görüp, söylemek istiyorum. Etraflarını şöyle bir gözden geçirmek için geç değil. Kimlerle çalıştıklarına bakmak için geç değil. Kimin ne yaptığını çözmek için de geç değil. Bakın Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen geç de olsa bazı adımlar attı. Belki de bu adımlar sayesinde adını kurtardı. Belki de ?Bu kadar operasyonun içerisinde neden Evcilmen yok?? sorusunun yanıtı, bu adımlarda gizlidir.
 Bu satırlar, tutuklanan kişilerin benim tarafımdan suçlu ilan edildiği şeklinde algılanmasın. Böyle bir iddiam kesinlikle yok. Herkes adaletin ortaya çıkaracağı sonucu beklemelidir. Benim de bu sonuç ortaya çıkana kadar böyle bir iddiam yoktur. Böyle bir iddiada bulunmak günahtır ve günah işlemekten çekinmeyenlerden hiçbir farkımızın kalmaması demektir. Söylemek istediğim şudur. Bir şekilde suçu olmasa bile adına şaibe bulaşan insanlara, en azından aklanana kadar mesafe koymak gereklidir. Henüz yolu polise düşmemiş ancak hakkındaki iddialar dağları aşmış insanlara karşı da dikkatli olmakta büyük fayda vardır.
 Yönetenler rahat değil.
 Ancak rahat etmek için geç de değil.