Tam dört yıl öncesiydi.
Murat Çiçek, iki ortağım ile birlikte Şarampol Caddesi üzerinde açtığım, Motosiklet satış mağazama gelmişti.
Sohbetimiz sırasında aynı zamanda mağazaya girip çıkan müşteri veya motor alma fikri taşıyanlarla ilgileniyordum.
Murat Çiçek bir ara, ?Ağabey sen tam bir ticaret adamı olmuşsun? deyince, ?İş başa düştükten sonra insan oğlunun yapamayacağı bir şey olmaz? cevabı verdim.
Derken, Çiçek konuya girdi.,
?Ağabey benim buraya gelme nedenim tamamiyle senle ilgili. Ali Tongülüs ile yollarımızı ayırdık. Ve yaptığımız uzun bir değerlendirme sonucunda, seni gazetenin başında görmek istiyoruz. Gel herkes nasıl kendi bildiği işi yapması gerekiyorsa, sende asıl mesleğin olan gazeteciliğe geri dön. Sana ihtiyacımız var? teklifinde bulunmuştu.
Eyilik battıktan, benim de emeklilik hakkımı kazanmamdan dolayı, kendimize yeni bir yön çizdiğimiz anda, Murat Çiçek böylesine bir teklifle gelmişti.
Neden yalan söyleyeyim, ?heyecanlanmadım? desem abartmış olurum.
Çünkü ben gazeteciydim. Yıllarımı bu mesleğe verdim, gazetecilik yaparken evlendim, evime ekmeğimi gazetecilikten kazandığım alın teri gelirimle götürüp, çocuklarımı bu mesleği icra ederken büyüttüm.
Tam 4 yıl önce bugün, Akdeniz Manşet?ten ?Merhaba? dedim.
Dolu, dolu 4 yıl.
Yani 4x365= 1460 gün.
Beni gazeteciliğe geri çeken şey, Akdeniz Manşet?te mürekkebin özgür kullanılacak olmasıydı.
Ama kolay değildi işim. Bunun fazlasıyla bilincindeydim.
Ne var ki en büyük avantajım, benim gelişimden 5 yıl öncesi kurulan Akdeniz Manşet, tam bir aile mekanı gibiydi. Ve bunun verdiği avantajla kolları sıvadık.
Gazeteciliğe adliye-polis muhabirliğinden başlayıp, yıllarını spor gazeteciliğine veren bendeniz, koskoca bir gazetenin genel sorumluluğunu üstlenmiştim.
Başarısızlık ilkemde olmadığı için, mutlaka başaracaktım.
Daha doğrusu başarmalıydım.
O günler Antalya?da 20?nin üzerinde yerel gazete vardı ve hala aynı ancak, ?Okunur? adı konulan birkaç gazeteden birisiydi Akdeniz Manşet.
Murat Çiçek ve ailesinin, kendi gazetesini yaşatabilmek için, nasıl bir efor sarfettiğini kısa sürede gördüm.
Dolu, dolu 4 yılı geride bıraktık. Bu süreçte eminim ki okurlarımız bizim temel değerlerimizin aynı kaldığını gözlemledi ve Akdeniz Manşet hiç sarsılmadan, aynı zamanda her geçtiğimiz gün daha da güçlenerek yoluna devam ediyor.
Çok seslilik ve özgürlük değişmeyen ilkelerimiz.
Sorumluluğu aldığım günden itibaren, ilk çizdiğimiz çizgiden bugüne kadar asla şaşmadık.
Dün siyah dediğimize, ertesi gün beyaz demedik.
Çark etmek bizim tabiatımızda yoktu.
Hiçbir zaman siyasi ideolojimiz uğruna gazetemizi koz olarak kullanmadık, çünkü gazeteciliğimizi yaparken, siyasi ideoloji kimliğimiz hiçbir zaman olmadı.
Dışarıdan kolay gibi gelebilir ancak, içerisinde olan bilir, yerel gazetecilik zor zanaat.
Çok güzel ve mükemmel anlaşan Akdeniz Manşet ailesi olarak trenin vagonunda emin adımlarla yol alıyoruz.
Bu yol alımında raydan asla ve asla çıkmaya niyetimiz yok.
Şahsımın idaresinde 4 yılı geride bıraktık, 5?nci yıla girdik.
Bu vesileyle, çizdiğimiz çizgiden kesinlikle şaşmayacağımıza, haksızın karşısında, haklının yanında olacağımıza, kalemimizi kesinlikle satmayacağımıza, bu yıldönümümüzde birkez daha söz veriyorum.
Güncel
Asayiş
Antalya
İlçeler
Spor
Antalya
Yaşam
Zaman su gibi akıyor
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de