Bugün bu yazıyı, “meraklar giderilsin, gazetecilere yakışır bir seçim süreci yaşansın ve dedikodu-senaryo üretilmesin” diye yazıyorum..
…
Geçtiğimiz haftasonu Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı için aday olduğumu açıklamıştım..
Aynı akşam, iş kazası sonucu hayatını kaybeden oğlumun 5 yılı aşkın bir süredir devam eden mahkemesi için İstanbul’a gittim..
Yaklaşık 4-5 gün kaldım..
Önceki gün öğleye doğru da döndüm..
Döndüğümde, beni birçok dostum-arkadaşım aradı..
Beni aday gösteren grupta, “adaylığımı tartışan bir başka grup çıktığı” ifade edildi..
Birlikte “adaylık” kararı aldığımız arkadaşlarla yeniden toplandık..
Olayın doğru olduğunu, ama bu durumun çözümlenebileceğini, benim adaylığımla ilgili büyütülecek bir sorun olmadığını söylediler..
Ama..
İki nedenden dolayı “adaylıktan çekilme” kararı verdim..
BİR..
Birlikte yola çıktığım insanların arasından bir tek kişi bile benim adaylığı tartışır, konuşur veya bir harekette bulunursa, o kişilerle yola devam etmeyeceğimi en baştan söylemiş olmam..
İKİ..
Benim aday olmam konusunda fikir birliği etmiş arkadaşlarımı, yeniden bir “ikna çabası” içine sokarak onları zorda bırakmak istememem..
…
Çok fazla detaya girmeyeceğim..
Adaylıktan çekilme kararımı Twetter ve Facebook’tan açıklarken, “seçimden sonra belki anlatırım” demiştim..
Ancak..
“Benim bu adaylıktan çekilme” kararım, arkadaşlarım arasında ve kamuoyunda “dedikodu ve senaryo”lar üretilmesine yol açmış..
Duyduğumda o kadar üzüldüm ki..
Mesleğim adına yüzüm kızardı, utandım ve mesleği bu derece ayaklar altına alanlara lanet okudum..
Ve bu yazıyı yazmak zorunda kaldım..
…
Güya; Başkan Mevlüt Yeni benim patronumu aramış, “Ali Abiyi adaylıktan çekilmeye ikna et” demiş, benim patronum da bana “çekilmezsen seni işten atarım” demiş ve bunun üzerine adaylıktan çekilmişim..
Eğer bu Antalya, bugüne kadar beni de, Mevlüt’ü de, benim patronumu da tanıyamamışsa, bundan sonra hiç tanıyamayacak demektir..
Ben biraz fazla “dik” biriyim..
B ugüne kadar mahkemelerle, rüşvetlerle, tehditlerle üstüme gelen çok oldu, hala da oluyor..
Ama cevabını alan çekti gitti, hala da gidiyor..
Patronum, Antalya’nın en delikanlı adamıdır..
Öyle mantıksız isteklere, korkutmalara sadece güler-geçer..
Üstelik, çalışanlarına hiçbir konuda müdahale bile etmeyen ender kişilerden biridir..
AGC Başkanı Mevlüt Yeni ise, karşısına çıkan adaylardan çekinen ve bu yüzden gidip “Ali Abi’yi ikna et çekilsin” diyecek yapıda biri değildir..
Çıkar, demokratik mücadelesini yapar, sonuçlarına da katlanır..
Olay bu kadar basittir..
Dedikodu üretip senaryo yazanlar ise daha da “basit”tir..
…
Merak ettiniz gidereyim..
Madem Mevlüt Yeni’yi bu kadar takdir ediyorum, niye mi karşısına çıktım?
Sapla-samanı birbirine karıştırmayın..
İnsanın, insani tarafları başkadır, yaptığı işle ilgili konuları başkadır..
Mevlüt’ü insan olarak çok severim..
Ama..
Cemiyet Başkanı olarak, (bana göre) yanlışları-eksikleri vardır..
Ve ben bizzat yüzüne, kendisine niye karşı olduğumu söyledim, arkasından konuşup dedikodu üretmedim..
Bu nedenle de “aday” oldum..
Ama..
Yola çıktığım insanlarla, o yola devam edemeyeceğimi anladığım için de (devam edelim ısrarlarına rağmen) adaylıktan vazgeçtim..
Olay budur..
…
Bu olaylardan sonra, Cemiyet seçim süreci nasıl etkilenir bilemem..
Ama..
Gazetecilere yakışır, eleştirdiğimiz tutum ve davraşlardan uzak bir yol izlemek zorundayız..
Gazeteci bu topluma her konuda örnek olmak zorundadır..
20 Ekim’deki seçim sonucunda kim başkan olursa, “Antalya’daki bütün gazetecilerin başkanı” olacağını da unutmasın..
Vesselam..
Antalya
Spor
İlçeler
Asayiş
Güncel
Özel
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine