Yeni ulaşım sisteminin oluşturulmasından sonra, daha önce 1 ya da 2 hattın geçtiği Defterdarlık Bulvarı bugün neredeyse minibüs ve otobüs yoğunluğundan, mecbur kalmadıkça özel araçları olanların tercih etmediği bir cadde haline geldi.
Tarık Akıltopu Caddesi’nden Defterdarlık Bulvarına dönüşlerin yanı sıra, Meltem Bulvarı’ndan gelen çok sayıda minibüs ve otobüs bu caddeye giriyor.
Üstelik bu caddenin hemen girişinde bir durak var. 895 numaralı otobüs durağı. Bu durağın 15 metre ilerisinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ana giriş kapısı var. Bu kapının 15 metre ötesinde ise Acil Servis giriş kapısı var. Ve bu kapının 15 metre ötesinde bir durak daha var. 331 numaralı otobüs durağı.
Yani birbirine çok yakın iki durak arasında hayati önem taşıyan iki ana giriş kapısı mevcut.
895 numaralı ilk durağa giren onlarca minibüs ve otobüs, zaten dar olan cadde üzerinde tam da iki ana giriş kapısının önünde yoğunluk oluşturup çok kısa mesafe sonraki 331 numaralı durağa giriyor.
Can ile derdi olanların bir de trafik ile uğraşması hayati derecede önem taşıyan gecikmelere neden oluyor.
Ayrıca; Yıldız Caddesi ve Kazım Karabekir Caddesi istikametinden, Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne gitmek isteyen ambulanslar, ters istikametten direkt acil servise giriş olmadığı için mecburen Meltem Kavşağı’ndan dönmek zorunda kalıyor ve belki de can kaybına neden olabiliyor.
Bu sorunun giderilmesi için sadece ambulansların kullanması için Acil Servis’in karşısındaki kaldırım sökülerek yol yapılabilir.
Kısacası Antalya’nın birçok noktasında bu karmaşalar var. Ancak hastanenin hemen yanında olması kaygı verici. Bu bölgeye en kısa zamanda müdahale edilmesi gerekiyor. Aksi durumda istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Özetle, yarın geç olabilir.

+++++++++++

18 yaşında milletvekili olunur mu?

Günlerdir Türkiye’de seçilme yaşının 18’e düşürülmesi tartışılıyor.
Bu konuda halkta büyük bir tedirginlik var.
Nasıl olmasın.
“Bizde askerliğini yapmayana kız bile vermezler” diyor Fatih Altaylı. Haksız da değil. Böyle bir gerçeğin yaşandığı Türkiye’de seçilme yaşanın 18’e düşürülmesi bana hiç mantıklı gelmiyor.
Ayrıca 18 yaşındaki bir kişi zaten fiilen öğrencidir. Yani lisede okuyor oluyor. Üniversiteye hazırlanması gerekirken, seçim meydanlarına inip oy istemek zorunda bırakılacak.
Bir an gözünüzü kapatıp düşünmenizi isteyeceğim. 18 yaşında bir genci Dışişleri Bakanı koltuğunu hayal edin. Hayal ederken ülkenin bugünkü komşu ülkelerle yaşadığı sıkıntıları da göz ardı etmeyin.
Şimdi gözünüzü açın. Siz de benim gibi düşünmeye başladınız değil mi?