Antalya iki gündür Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın Halk Kart nedeniyle ifadeye çağrılmasıyla çalkalanıyor.
Dün bu konudaki görüşlerimi yazdım. Ve “Hoca’nın ifade vermesi kadar doğal bir şey olamaz” dedim. Zira 21 gün önce kurulmuş bir şirkete Antalya ulaşımını teslim ederseniz sonuçlarına katlanırsınız. Birilerinin konuyu saptırmasının da bir manası yok.
Gelelim asıl dile getirmek istediğim konuya.
İfade verme işleminin ardından oluşan fotoğrafı bir hatırlayın.
Başkan Akaydın adliyeden çıkarken çevresine bir bakın. Kimler var kimler yok. Ben fotoğrafa uzun uzun baktım. Adliyeye gelen 250 kişinin büyük bir çoğunluğu belediyenin personeli olduğunu gördüm. Birkaç partili ve CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Ercan Erkan da destek için gelenlerin arasındaydı.
Peki ya diğerleri?
Yani CHP’nin TBMM’deki temsilcileri Deniz Baykan, Yıldıray Sapan, Osman Kaptan, Arif Bulut ve Gürkut Acar nerede?
Neden destek için Adliye’ye gelmediler?
Neden gelmediklerini ben cevaplayayım. Evet, aralarında bir kırgınlık var. Ancak bu gelmelerine engel değildi. Gelmemelerinin sebebi tamamen Halk Kart olayıydı. Yani açıkça dile getirmek gerekirse savcıya hak verdikleri için olaydan uzak durdular.
Peki, CHP İl Başkanı Devrim Kök, Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve partinin diğer ileri gelenleri nerede? Onlar niye gelmedi? Yoksa onlar da mı milletvekilleri gibi düşünüyor?
Maalesef onlar da Halk Kart olayının aydınlanmasını istiyor. Mağdur edilen çok sayıda ulaşım esnafı ve vatandaşın hakkının yendiğini düşünüyor. Haliyle inanmadıkları bir olaya destek vermediler, vermiyorlar.
Nereden bakarsanız bakın Halk Kart bu kentin başına örülmüş en büyük bela. Binlerce şikayetin yaşandığı bir yerde devletin ilgili birimlerinin harekete geçmesi kadar doğal bir şey olamaz. Bu nedenle savcının Akaydın’ın ifadeye çağırması son derece normaldir. Dünkü yazımda da dile getirmiştim. Çağrılmamış olsaydı sürpriz olurdu.
Son olarak ben de Halk Kart’ta bazı mide bulandırıcı gelişmelerin yaşandığına inanlardanım. Dolayısıyla yaşananları kendi adıma bekliyordum. Kimse çıkıp da Hoca’nın avukatlığını yapmasın, art niyetli olarak ifadeye çağrıldığını söylemesin. Bunu başta CHP’li vekillere, başkanlara, diğer partililere ve hepsinden önemlisi Antalyalılar’a inandıramazlar.