Sizi biraz geçmişe götürmek istiyorum.
29 Mart 2009 tarihindeki yerel seçimlerin hemen sonrasına.
Antalya’da Büyükşehir Belediye başkanlığını Mustafa Akaydın kazandı.
Antalyalılar tercihini CHP’den yana kullandı.
Seçimden hemen sonra sıra devir teslim törenine geldi. Seçimi kaybeden Menderes Türel, koltuğunu Mustafa Akaydın’a teslim etmek için Büyükşehir Kültür Salonu’nda bekliyor. Kimse Türel’e yer vermiyor. Nezaketsizliğin tavan yaptığı böyle bir ortamda tören düzenlendi. Törenden sonra salondan ayrılan Türel’i bir sürpriz bekliyordu. Türel, Selda Bağcan’ın “Yuh yuh” şarkısıyla uğurlandı! Bu tablo Antalya’da bir ilkti. Daha önce böyle bir örnek görülmemişti. Gerçek CHP’liler başta olmak üzere herkes yaşananlara tepki gösterdi. Ancak bu Hoca’nın ilk nezaketsizliği değildi. Zira seçim öncesi de “Menderes kardeş neden ayran içiyor?” başlığıyla gazetelere ilan verdi. Tabi sonrasında her zaman o bildik sihirli sözcüğü kullandı: “Haberim yoktu.”
Tabi Antalyalı bunu yutmadı. Haberi olmadan bunların yapılmasının imkanı yoktu.
Daha seçim arifesinde Türel’e savaş açan Hoca, o gün bugündür aynı çizgide. İki lafından biri Türel. Deyim yerindeyse Türel ile yatıyor, Türel ile kalkıyor. Gittiği her yerde, her ortamda Türel’i ağzına doluyor.
Seçimlere kısa bir süre kala belden aşağı vurma taktiğinin devam ettiğini görüyoruz.
Akaydın, geçen hafta Altın Portakal’da bir dizi yolsuzluğun yaşandığını iddia etti. Ben de iddiaları kaleme alıp yenilir yutulur olmadığını dile getirdim. Suçlamaları reddeden Türel iddialara tek tek belgeleriyle yanıt verdi. Açık konuşmak gerekirse Türel verdiği yanıtlarla objektif düşünen herkesi tatmin etti. Bir diğer anlamda Hoca’yı zorda bırakıp yalancı durumuna düşürdü. Bunu gören Hoca dün basın mensuplarının karşısına çıktı. O da belgeler sundu. Belgeleri inceledim. Ancak tatmin olmadım. Neden? Bir örnekle açıklamaya çalışayım. Hoca, “2008 yılında festival konuklarının konaklamadığı bir otele 600 bin dolar ödeme yapılmıştır. Bu hayali konaklama için otelin 240 olduğu, 374 odası var gibi gösterilmiştir” diyor. Belge sunmuyor.
Türel ise iddiayı belgeyle çürüttü. Otelin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınmış olduğu Turizm İşletme Belgesi’ni sundu gazetecilere. Belgede otelin 640 yataklı olduğu yazılıdır.
Hadi size otelin adını da vereyim. Sea Life Family Resort. İsteyen oteli arayıp kaç yataklı olduğunu sorup öğrenebilir. Dolayısıyla kimin yalan kimin gerçek konuştuğunu da böylelikle anlamış olur.
Sonuç; Akaydın dün yaptığı basın toplantısıyla Türel’in gerçek belgelerle düzenlediği basın toplantısının ezikliğini üzerinden atamamış ki, yine başa sardı.