Paşanın sadarette kaldığı bu kısa zaman içinde devlet idaresine bir yenilik getiremediği görülmektedir. Yalnız o zaman günün en mühim hâdisesi olan İspanya işi için bir hal sureti bulabilmiştir.
Yeğen Mehmed Paşa’nın cesur olmakla beraber, kindar, aynı zamanda gadûb/gazaplı bir adam olduğu da muhakkaktır. Zamanında Fransa’ya satılacak gemi kerestesi için bir hiç yüzünden devrin anlayışlı mühendislerinden olan Selim Sırrı Efendi’yi azletmesi ve buna benzer diğer bazı harekâtı da kendisine isnat olunan bu noktayı teyit eder. Alelhusus/Özellikle bu hâdiseler arasında Enverî, Kânî gibi günahsızlar da bulunursa…
Yeğen Mehmed Paşa, idare adamlarını azlederken yerlerine iyilerini getiremediği muhakkaktır. Zamanında bazı esafilin/sefillerin yüz bulması ile bunların bâlâ-pervazlık/palavracı sevdasına düşmeleri Birinci Abdülhamid’i düşündürmüş, nihayet 1196/1782 Muharrem’inin 26. günü azledilerek Vidin Muhafızlığı’na tayin edilmiştir. Şu hesaba göre 4 ay 9 gün sadrazamlık yapmıştır. Antalya Livası Tarihi’nde bu müddet 14 ay olarak yazılı ise de Tarih-i Cevdet’in verdiği mâlumat daha doğrudur.
Yeğen Mehmed Paşa, Mısır Valiliği’nde de bulunmuştur. 1199/1784 de Sadrazam Halil Hamid Paşa’nn konağında toplanan ve Mısır ahvâlini konuşan hususi meclis, tecrübe ve liyakatinden dolayı paşanın bu valilikte muvaffak olacağı neticesine varmış ve kendisine Mısır Valiliği tevcih edilmiştir. Elyevm/Bugün Kahire’de bir caddenin Yeğen Mehmed Paşa Caddesi diye anıldığı tespit edilmiştir.
Paşanın İstanbul’dan Mısır’a giderken Akseki’ye de geldiği, hatta kasabanın önündeki tarlaların çadırlarla dolduğu Akseki’de öteden beri dolaşan rivayetlerdendir. Fakat bu gelişin Mısır’a giderken olduğu çok şüphelidir. Zira miktarı az olmayan askerin az bir misafirlik müddeti için Akseki’nin pek çetin olan yollarını ihtiyar etmesi için ortada kâfi bir sebep yoktur. Bu geliş olsa olsa -başta arz edildiği üzere- Kabak Kelle ile burada bulunuşu olarak mütalaa edilebilir ve hâdiselerin seyir tarzı bu ihtimali daha çok kuvvetlendirmektedir.
Yeğen Paşa bir yıl Mısır Valiliği’nde kaldıktan sonra azledilmiş, bir müddet İskenderiye’de oturmuştur. Sonradan kendisine İbrail-Kalar Seraskerliği tevcih edilmişse de daha memuriyet mahalline yetişmeden Köstence’de 1202/1787 senesi Safer’inin 25. günü vefat etmiştir. Antalya Livası Tarihi’nde Kars’ta vefat ettiğine dair olan mâlumata, tetkiklerimiz esnasında tesadüf edilememiştir.
Yeğen Mehmed Paşa, Akseki’de yalnız bir cami yaptırmıştır. Yerli tarzda yapılan bu cami bugün harap denecek bir haldedir. Buraya Manisa’da on sekiz dükkan vakfettiği söyleniyorsa da buna dair bir vesika ve vakfiyesi elde edilememiştir. Akseki’de kendi nâmı ile anılan kütüphanesi vardır. Maarif Vekâleti’nin mevzu tahsisatı ile halka açık bulundurulan bu müesseseye vakfettiği kitaplardan bir kısmı 50-60 yıl önce bir seylapta/selde mahvolmuştur. Bugün kütüphanede toplanmış bulunanların üzeri vakfiye mührü ile mühürlüdür.
Bu kitaplar arasında maalesef, yaşadığı devre veya kendisine dair mâlumat verecek bir tek eser yoktur. Yalnız kitapların seylaptan toplanması, tasnifi, nakli sırasında saray tarafından Antalya’lı Bâli Paşa’ya Teke’deki sâdâtın hüsn-i suretle muamele görmesi hususunun ehemmiyetini tebarüz ettiren bugünkü eserler arasında buna da tesadüf edilememiştir.
Meşhur Tokatlı Kânî, Yeğen Mehmed Paşa’nın yıllarca divan kâtipliklerinde bulunmuştur. Paşayı iyi tanımaya ve tahlil etmeye muvaffak olan Nasir’in kendisine yazdığı mektup divan edebiyatımıza mal olmuş güzel bir mizah numunesidir.
Bu yazı için başvurulan eserler: 1. Cevdet Tarihi 2. Kurûn-i Cedîde Tarihi 3. Kâmûsü’l-a’lâm 4. Antalya Livası Tarihi 5. Hayat Ansiklopedisi ve Meşhur Adamlar Ansiklopedisi 6. Yeğen Mehmed Paşa evi, camii, kütüphanesi, vakfiye mührü 7. Paşa hakkında mahalli rivayetleri zapteden zevatın verdiği notlar. (Kemal Özkaynak Akseki Kültür İşyarı, TürkAkdeniz Dergisi, Haziran 1938, Sayı 9, Sayfa 14-17)