Her yıl Antalya’ya 10 milyonun üzerinde turist geliyor ve Antalya Türkiye’nin turizm başkenti konumunda.
Antalya 640 kilometrelik sahil şeridine sahip bir kent..
Ama Antalya’da ne kapalı, ne de açık yüzme havuzu var..
Antalya’nın Süper Lig’de futbol takımı var..
Ama bir tane stadyumu yok. Antalyaspor müsabakalarını üniversite sahasında oynuyor. Yapımı süren yeni stadın da yolu gözleniyor..
Antalya’nın 1.Lig’de su topu takımı var..
Yüzme havuzu olmadığı için Antalya’nın temsilcisi iç saha maçlarının tamamını İstanbul’a gidip oynadı.
Sutopu takımının oyuncuları düne kadar antrenmanlarını denizde yapıyordu, şimdilerde neredeyse evlerindeki küvetlerde yapacaklar.
Antalya deniziyle ünlü bir şehir.
Ama bu şehrin hala balıkçı barınağı bile yok..
“Artık var” denecek zaman bekleniyor ama nedense hala o an gelebilmiş değil. Bir ara jet hızıyla sürdürülen barınak yapım çalışmaları bıçak gibi kesildi durdu.
Barınağın kullanıma açılmasıyla balık mezadının yaş meyve ve sebze toptancı halinde yapılacağı söylentileri hakim.
Eğer iş sadece dedikodudan ibaretse şükür.
Peki ya değilse..
Balık komisyoncuları Küçük Çaltıcak’taki barınağa gelen balıkları kamyonlara yükleyecekler. Kamyonları Konyaaltı’ndan geçirip, Adliye önündeki çevre yolunu kullandırıp, Eski Sanayi bölgesinden, toptancı hale götürecekler.
Peki balık kasalarından akan su ne olacak..
Yollara dökülecek..
Türkiye’nin en sıcak ili olarak bilinen Antalya’da bu iş yaz aylarında yapılırsa ne olacak?
Ortalık kokudan geçilmeyecek..
Karasinekler başta olmak üzere, sivrisinek istilası başlayacak mı, başlamayacak mı?
Oysa balıkçılıkta ana ilke, “Balık tutulduğu yerde satılır” değil miydi?
Burası Türkiye..,
Kim takar ilkeyi, milkeyi?.
Rant meselesi!..
Balıkçı barınağı konusunda da bana rant kokuları fena halde geliyor.
Balık kokusu da neymiş yanında!..
Kısa süre içerisinde, her türlü alt yapıyı yap. Barınağı ortaya çıkart. Ama iş düzenlemeye, yani üstte birkaç bina olayına gelince çalışmalar aylar öncesi bıçak gibi kesilsin.
Bir tane teknenin bile olmadığı.,
Hiçbir teknenin liman başkanlığı tarafından girişine izin verilmesin.
Ama sen hala inşaat halindeki balıkçı barınağına 2 tane bekçi dik veya diktir.
Son fırtınada da barınağın yan tarafında bir tur teknesi batsın..
Sahi ya bu ancak Türkiye’de olabilecek bir durum değil de ya ne?
Duydum da.
Yeni yapılan balıkçı barınağında balık ihalelerine izin verilmeyecekmiş.
Halt edersiniz..
Yıllarca Kaleiçi limanındaki balık ihalelerine giderdim.
Yıllardır da büyük limandaki balıkçıların sığıntı yerinde yapılan ihalelere giderim.
Benimkisi meraktan.
Ve benim gibi merak ve sevgiden o kadar çok sade vatandaş var ki giden, ayrı bir meşgale olayı.
Sabahın erken saatlerinde orada baş gösteren güzellikleri görmek ayrı bir keyif, o güzellikleri yaşamak ise apayrı.
Balıkçı ile mezatçıyı kimse ayırmamalı.