Bir başkan düşünün seçim çalışmaları döneminde rakibi Menderes Türel için “Önce rakı içerdi, şimdi ayran” diye gazetelere ilan versin. Önce, “Bu ilandan haberim yok, arkadaşlar koymuş” diye inkar etsin, sonra da “Kimin ayran içtiği, rakı içtiği hiç beni ilgilendirmez” şeklinde konuşsun.
Bir başkan düşünün devir-teslim töreninde selefi için “Yuh yuh” parçası çaldırsın. Sonra “Ses sistemini kuran özel firmanın tamamen düşüncesiz ve bireysel davranışlarından kaynaklanmıştır” desin.
Bir başkan düşünün seçim öncesi afişlerinde “100 bin kişiye iş” desin. Sonra “Arkadaşlar bir sıfır fazla atmış” diyerek yol arkadaşlarını yalancı çıkarsın.
Bir başkan düşünün 100. Yıl’daki stat projesini yok edeceğini söyleyip sanki yenisini yapacakmış gibi, “Antalya Ankara’dan zengin” diyerek seçmenden oy alsın. Sonra “Ben bunu felsefi anlamda söyledim” desin.
Bir başkan düşünün oy aldığı kenttin takımı gol yiyince avuçları patlarcasına alkışlasın. Sonra “Ben fanatik bir Antalyasporluyum” desin.
Bir başkan düşünün “Biz ipleri Obama’nın elinde Başbakan istemiyoruz. Biz işi bitince tuvalete süpürülecek Başbakan da istemiyoruz” desin. Sonra “Başbakan hakkında o söylediklerimden hicap duydum” diyerek geri adım atsın.
Bir başkan düşünün başkanlık koltuğuna oturur oturmaz eski defterleri karıştırıp dava üstüne dava açsın. Sonra da 4.5 yıl boyunca Antalyalıları bu ipe sapa gelmez davalarla meşgul etsin. (İpe sapa gelmez diyorum zira savcılık şikayet konusu olan dosyalar için takipsizlik verdi. Yani Türel hakkında tek bir dava açılmadı)
Bir başkan düşünün kendi partisinin bütün organlarıyla kavgalı olsun, kendi partisinin milletvekilleriyle yan yana gelmesin.
Bir başkan düşünün kendisini Büyükşehir Belediye Başkanı yapan eski genel başkanı Deniz Baykal’a “Büyük abi” yakıştırmasında bulunup vefasızlık yapsın.
Bir başkan düşünün “Camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki, GATA’ya türbanla girilsin” diyerek halkın dini duygularıyla oynasın.
Bir başkan düşünün göreve geldiği günden bu yana göze gelecek tek bir projeye imza atmasın, işçisini mağdur etsin, hizmet üretemesin, sonra da çıkıp gündem değiştirmek için genel siyaset yapsın.
İşte Antalya’yı yöneten bu zihniyet 6 ay sonra yapılacak seçimler için yeniden aday adaylığı başvurusu yaptı. Yani bizden kendisine 5 yıl daha görev vermemizi istiyor. Bunu hangi yüzle istiyor bilmiyorum. Ancak şunu iyi biliyorum Antalyalılar bu zihniyete kentin anahtarını bir kez daha teslim etmez, etmeyecektir.