Herkes Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Eylül ayı olağan meclisinde baş gösteren oylama olayını ela alır.,
Her yerde konuşulur, gülüşülür de ben geri kalır mıyım?
Cihan Bulut’un arabasında unuttuğu cep telefonu olayı, Büyükşehir Meclisi’nde resmen bomba etkisi yarattı.
Antalya’nın siyaset dünyasını bir kenara bırakalım, Antalya’dan binlerce kilometre uzakta gezmekte olan Mustafa Akaydın üzerinde bile o etki hissedilmiş.
Cep telefonları kimileri için nelere kadir?
Bir, “Alo” sözcüğü mutlulukların en yücesi.
Cevap vermeme yada alamama olayı ölümden beter.
Kimileri için de, hayatının hatası..
Peki bir kentin geleceği konusunda hayati önem taşıyan her hangi bir kararın oylanması sırasında arabada unutulan telefon olayı?.
Milletin ağzı torba değil ki büzesin.
Cihan Bulut’un unutma olayına herkes kendi çapında yorumlar getiriyor.
Getiriyor, getirmesine de.,
Sanırım kendisinin de mensubu olduğu partisinin İl Başkanı’nın, CHP’li Muratpaşa ve Konyaaltı Belediye Başkanlarıyla Ankara’ya alınan Emniyet Müdürü Ali Yılmaz için verilen resepsiyonda kucaklaşıp, uzun uzun sohbetler edip, kahkahalar atmasını görmüştür.
Onların ne konuşup neden gülüştüklerine acaba nasıl bir yorum yapmıştır, çok merak ediyorum.
Biz yaptık.
“Biz” diyorum zira küçük bir masa etrafında en az 6-7 kişiyiz.
“Böyle bir tabloyu en son ne zaman gördünüz” dedi birimiz.
Diğerimiz atıldı.,
“Bence Mustafa Köse farkı.”
“Ne dersiniz. Böcek’in AKP’ye geçip-geçmeme dedikodularına alıştık da, yaklaşan yerel seçimler öncesi Süleyman Evcilmen’de mi Böcek’in yolunda?” sorusunu soranımız.
Belki de;
İki belediye başkanından Köse’ye, “Cihan Bulut’un CHP’ye meyilli olduğunu artık kabul edin. Önümüzdeki seçimler için de bize verin” teklifi edildi.
“Bulut Konyaaltı ve Muratpaşa Belediye Başkanları tarafından paylaşılamadı. Bunu Köse’ye keyifle anlattılar. Ondandır kahkahalar atılarak sohbetler edilmesi” olamaz mı?
Nasıl milletin ağzı torba olmadığından kimse büzüştürüp atamazsa, ben dahil o masanın etrafındakiler son gelişmelere ve tanıklık ettikleri görüntülere istedikleri gibi yorum yapabilirler.
Birisi de, “Allah eğlini vermesin Cihan Bulut!. Tüm bunların tek sorumlusu sensin” demez mi?
“Ne alaka” diyen benim..
“Siz hiç CHP İl Başkanı’nı Kepez yada Döşemealtı Belediye Başkanlarına sarılıp, kucaklaşıp, ağız ağıza vererek konuşup, o konuşmalar sonrası kahkahalar attıklarını gördünüz mü? Değil görmek böyle bir tablonun ortaya çıkabileceğinin hayalini bile kurabiliyor musunuz?” cevabını veren de..
“Mustafa Köse’yi bırakın muhalefet partili belediye başkanı yada başkanlarını, ne zaman karşıt bir partili ile böylesine içten sohbet ederken şahit oldunuz ki” diyen de, Cihan Bulut’un yakinen tanıdığı birisi..
Çoğunluk, AK Partili Cihat Bulut Meclis’te toplantının en önemli konusu için oylamaya geçildiğinde bir bahane bulup, o oylamaya katılmaması olayını, “Kendi ayağına sıkmıştır” şeklinde yorumluyor.
Açıklaması; Siyasi geleceğiyle oynadığı olayı..
Bulut’a sorulsa, “Ticari gelecek mi, siyasi gelecek mi” diye, cevabı ne olur herkes gibi ben de merak ediyorum.
Ama şunu da iyi biliyorum ki, siyasi kimlikle, ticari gelecek olayı mümkün..
Ne var ki hazır elinde bulundurduğun o siyasi kimliğini ticari geleceğin için yeri ve zamanında, en önemlisi de asla zikzak çizmeden kullandığın sürece.
Bir çok kişi, Cihan Bulut’un cep telefonunu arabada unutma olayını mazeret olarak kabul etmiyor. Zira, Büyükşehir Belediye Meclisi Toplantısı yapılan o salonda, cep telefonları çalışmıyor. Bulut arabada unuttuğu telefonunu alıp gelse ne olur, alıp gelmese ne olur?
Olsa olsa 1 ‘oy’a olur.
Not: AK Partili Belediye Meclis Üyesi Cihat Bulut’a müjdeler olsun!.. Son birkaç gündür Antalya’daki CHP’li işletmelerde Yörükoğlu sütlü mamullerinin satışı artmış.