Önceki gün sabaha karşı şiddetli fırtına ile ilgili dün buradan biraz bilgiler aktarmıştım ya.,
Ne yazık ki beklenen oldu..
Bir umut şimdi yok..
İnsanoğlu umutsuz yaşar mı?
Gerçeğe dönüşmeyeceğini bildiği halde, kurduğu hayallerinin yine de gerçekleşmesi adına her güne ayrı bir umutla başlar.
Bu nedenle, “Bir umut”tu onun adı.
Yıllardır Büyük Liman balıkçı barınağına bağlı duruyordu.
Mesut Uysal 48 yaşında. “Bir umut” isimli 7 metrelik ahşap teknesiyle yaşamını denizden tuttuğu balıkları satarak idame ettiriyor, hayatını denizden kazanıyordu.
Fırtına çıkacağını öğrendiğinde önce mendirek tarafına sığınmaya çalıştı. Sonra askeriye mıntıkasına.
Balıkçı Mesut fırtınanın şiddetli olacağını öğrenince, başka çareler aramaya başladı.
Aradı aramasına da, o fırtınadan ancak Çelebi Marina’ya sığınarak kurtulabilirdi.
Ne var ki, Çelebi Marina’ya sığınacak 49 TL parası yoktu.
Çaresizlik içerisinde gece boyunca çırpındı durdu.
Balıkçılar için fırtınalı günlerde Çelebi Marina’ya sığınma bedeli 49 TL.
Kahretsin ki günlerdir hava muhalefeti nedeniyle balığa çıkamamış, para kazanamamıştı ve sığınma bedelini ödeyemeyeceği için, Çelebi Marina’ya gidememişti.
Ve fırtına balıkçı Mesut’un teknesini paramparça etti.
Gitti ekmek teknesi.
Umutlar söndü.
“Bir umut” yok artık.
Oysa.,
Dün de dediğim gibi önceki Vali Alaaddin Yüksel, yayınladığı bir genelgeyle, ekmeğini balıkçılık yaparak kazanan vatandaşlardan, fırtınalı günlerde Çelebi Marina’nın hiçbir ücret almadan barındırılacağı emrini verdi.
Balıkçılar yıllarca yılda 3-4 kez de olsa fırtınalı günlerde Çelebi Marina’ya sığınıp, geceleri gönül rahatlığıyla yastıklarına başlarını koyabiliyorlardı.
Peki ya şimdi?
Ne değişti de bu uygulama kalktı?
Her şey para mı?
Görünen o ki Çelebi Mirana için evet her şey para.
Öyle olmasa, biraz açık kapı bırakılmış olsaydı, bugün balıkçı Mesut’un, “Bir umut” isimli teknesi sobada odun olarak kullanılmak üzere, küçük parçalara ayrılmazdı.
Belki denecektir ki, “49 TL parayı mı bulamamış da, fırtınadan kurtulamamış?”
Diyelim ki bu soruya, “Evet bulamamış” cevabı verildi, kimin içi burkulur?
Bence böylesine basit ve sıradan bir soruyu bırakın sormayı, aklının ucundan bile geçirende ben vicdan olacağını sanmıyorum.
Şimdi buradan Antalya Valisi Sayın Ahmet Altıparmak’a seslenmek istiyorum.
48 yıllık yaşamını sadece balıkçılık yaparak sürdüren, ailesini fırtınada parçalanan “Bir umut” isimli teknesiyle çıktığı deniz seferinde tuttuğu balıkları satarak geçindiren Mesut Uysal’ın artık sermayesi şimdi yok.
Sayın Valim.,
Sosyal hizmetler bugünler için var değil mi?
O zaman balıkçı Mesut’u yeniden hayata döndürmek zat-ı alinizin iki dudağının arasında.
Kendisini dün ben gördüm.
Ne halde olduğunu isterseniz sizde görün. İnanın kolu, kanadı kırılmış kuş misali, sanki yaşamdan zevk almaz hale gelmiş. Fırtınaya kadar ekmek parası için çıktığı denize boş boş bakıyor. Hem de ister istemez gözleri yaşararak.
Umutlar bitmesin Sayın Valim.
Spor
Güncel
Antalya
Asayiş
İlçeler