Gündem yoğun olunca, birkaç meseleye birden değinmek gerekiyor. Bunlardan ilki, Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Subaşı ile ilgili yazılarım. Bu yazılara beklediğimden fazla tepki geldi. O tepkilerden önemli kısmı, Subaşı?nın son yerel seçimlerde siyaseten intihar ettiğinin işaretiydi. Subaşı?yı 18 yıldır yakından takip ederim. İlk defa Antalya?da bir konu ile ilgili bu kadar tepki aldığına şahit oldum. İnsanlar son yerel seçimlerde kendi dünya görüşünden farklı bir adaya destek verdiğini düşünerek, Akaydın hocanın her yanlış ve hatasından onu da sorumlu görmeye başlamışlar. Bu yazıların ardından, net bir şekilde ortaya çıkan gerçek buydu.
 Ak Parti cephesinden de tepkiler geldi. O cepheden gelen tepkiler, şayet Subaşı?nın bu partiye geçmek istiyorsa, çabuk davranması gerektiğini gösteriyor. Ak Partililer son yerel seçimlerdeki tavrı nedeniyle her ne kadar tepkili olsalar da, partileri için faydalı bir transfer olma ihtimalini göz ardı etmiyor. Böyle bir transfer olacaksa, bir an önce gerçekleşmesi ve genel seçimlere kadar Subaşı?nın bu partiyi gerçekten benimsediğini herkese göstermesi gerektiğini ifade ediyor. Daha önce de yazdığım gibi Subaşı bana yaptığı açıklamada, Ak Parti?ye geçeceğini söylemedi. Ancak kapıyı aralık bırakmayı da ihmal etmedi. Aynı durumun Ak Parti içinde geçerli olduğunu gözlemliyorum. Fakat Ak Parti açısından bu transferin gerçekleşebilmesinin, seçime yakın bir tarihte imkansız hale geleceğini de açık bir biçimde görüyorum.
 Yazmak istediğim ikinci mesele ise, şu ana kadar yapılan Esnaf Odası seçimlerinin, AESOB Başkanlığı için nasıl bir işaret verdiği. Daha önce de ifade ettiğim gibi, mevcut başkan Orhan Tolunay?ın tekrar seçilme ihtimali çok yüksek. Ancak kendi oda seçimlerini rahat kazanan Pazarcılar Odası Başkanı İsmail Öz ile Pastacılar Odası Başkanı Abdullah Sevimçok?un aday olarak çıkmaları halinde, bu sefer Tolunay?ı zorlama ihtimalleri yüksek. Hele bu iki aday adayı birleşirlerse, o zaman durum daha da kritik bir hale gelir. Ancak şu ana kadarki oda seçimlerinin, Tolunay?ın bir dönem daha başkanlığı sürdüreceği sonucunu verdiğini de kabul etmek gerekir. Zorlansa da, seçimi alacaktır diye düşünüyorum. Bakalım 1 Mayıs tarihine kadar bu konu ile ilgili nasıl gelişmeler yaşanacak.
 Gündemime almak istediğim üçüncü mesele ise, bugüne kadar yapılan oda seçimlerinin sonuçları. Bir süre önce Şoförler Odası Mehmet Ali Alkan?ın seçimi zorlanmadan tekrar kazanacağını ifade etmiştim. Bunun gerekçesini de her dönem yaptığım mini anketin sonuçlarına bağlamıştım. Seçim sürecinde yaklaşık 50 şoför esnafı ile birebir konuştum. Aracım yerine, taksi kullandım. Esnafın rengi oldukça netti. Bunu yazınca bazı kesimlerden tepkiler geldi. Ancak sonuç değişmedi. Aynı durum Pazarcılar Odası içinde geçerliydi. Pazar yerlerinde İsmail Öz?ün açık ara önde olduğu belliydi. Nitekim seçim sonucu da böyle oldu.
 Her iki başkanda uzun yıllardır temsil ettikleri esnaf için hizmet veriyor. Bir dönem daha hizmet şansını yakaladılar. Ancak unutmamaları gereken bir mesele var. Belki de ilk defa bu kadar çok zorlandılar. Ciddi rakiplerle, müthiş bir seçim süreci yaşadılar. Bu zorlanmanın ne anlama geldiğini iyi okumaları ve tüm esnafı kucaklamaları gerekir. Rekabet kongre sonunda bitmiştir. İki başkanda bunun gereğini yapacaktır. Yeni dönemleri hayırlı olsun.